Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ESKİ GÜNLERDEN: Luke Bayer

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Sarah Day

Share

Bu haftaki Nostaljik Perşembe köşemizde; en son Charing Cross Theatre'da Soho Cinders'da Robbie karakterini canlandıran ve Southwark Playhouse'da Fiver ile karşımıza çıkan Luke Bayer ile görüştük. Luke ayrıca West End'de Everybody's Talking About Jamie müzikalinde de rol almıştı.

1) Çocukken sahne aldığın ilk oyun neydi ve seni tiyatro dünyasına iten ne oldu?

Çocukken Mother Goose'da oynamıştım. Sahnede olmayı, o enerjiyi ve şarkı söylemeyi her zaman çok sevmiştim. Ablam da tiyatroyla ilgileniyordu, ben de bir nevi onu taklit ederek başladım ve her şey öylece gelişti!

2) Jamie gibi büyük yapımlar için seçmeler nasıl geçiyor?

Jamie için birkaç tur parça çalıştık. Doğrudan materyalleri söyledim ve sahneleri oynadım. Sanırım ne istediklerini biliyorlardı ve oldukça spesifik bir arayış içindeydiler. Süreçten çok keyif aldım; ekip odada o kadar nazik ve eğlenceliydi ki bu beni çok rahatlattı. Hatırladığım tek şey çok eğlendiğimdi!

12 yaşındayken Oliver rolünde. 3) Her akşam bir oyun için karaktere bürünürken nasıl bir hazırlık süreci izliyorsun?

Sürecim aslında rahatlamaya çalışmaktan ibaret. Dürüst olmak gerekirse, vaktim varsa sesimin ne durumda olduğunu görmek için kuliste genellikle şarkı söylerim (genelde pop ya da başka bir oyunun şarkıları olur). Şarkı söylemeyi çok terapötik buluyorum; bir oyunda oynarken rahatlamaya ve içgüdülerime güvenmeye çalışırım. Bu, oyunun taze kalmasını sağlıyor ve sahnedeki o canlı ruhu koruyor. Herkesin yöntemi farklıdır ama ben tiyatroya çok erken gidip hazır bekleyemiyorum; çünkü o zaman her şeyi fazla düşünmeye başlıyorum. Fazla düşünmek de genelde saçma hatalara ve bazen de gereksiz bir özgüvensizliğe yol açıyor ki bunun kimseye bir faydası yok.

4) Sahnedeki en unutulmaz veya en komik anılarından birini bize anlatır mısın?

Son Jamie oyunumu asla unutmayacağım. İnsanların çığlıkları eşliğinde o kapı eşiğinde durmak... Oyunu bitiremedim bile. Destek inanılmazdı ve gencecik bir oyunda West End sahnesinde başrol oynamak çok gerçeküstü bir histi. Dürüst olmam gerekirse buna inanamamıştım. Hep o anın ve o hayatın hayalini kurmuştum ama bunun gerçekten gerçekleşebileceğini hiç düşünmemiştim. Sahne arkadaşım Cherelle Jay (Pritti'yi oynuyordu) ile bir anımız var; oyunun sonunda onu yanağından öpecekken yanlışlıkla dudaklarından öptüm. İkimiz de şok içinde birbirimize baktık, gerçekten çok komikti. Tamamen kazara oldu ama sahne üstünde o kadar çok komik anımız oldu ki!

Jamie rolünde. Fotoğraf: Matt Crockett 5) Karantina döneminde yaratıcılığını nasıl koruyorsun?

Karantinada çok şarkı söylüyorum. Dersler alıyorum, bir şeyler izliyorum. Elimizin altında ÜCRETSİZ o kadar çok harika kaynak var ki; bir şeyler izleyerek en az bizzat yapmak kadar çok şey öğrendiğimize inanıyorum. İnsanlara ulaşıyorum, hayran olduğum yazarlarla yazışıyorum, yeni işlerde iş birliği yapıyorum. Başkalarıyla şarkı söylüyorum, başkalarının müziklerini seslendiriyorum. Bazı günler pes etmiş hissediyorum ve bu çok normal; tuhaf bir zamandan geçiyoruz. Bazı günler yatakta kalıp Netflix'te maraton yapmak da gayet kabul edilebilir (hiç yapmadığım bir şeydi ama bu Netflix maratonlarına bayıldım doğrusu!)

6) Kulisinde her zaman bulabileceğimiz üç şey nedir? Uğur getiren bir eşya, yardımcı bir ürün ya da özel bir atıştırmalık gibi...

Kulisimde mutlaka olanlar: Pei Pa Koa boğaz şurubu, kesinlikle HARİKA! Bir de su, su, su... Şişe şişe su tutarım. Saka Suyu'na bayılıyorum çünkü pH değeri daha yüksek. Bir keresinde birisi bana suyun pH'ı ne kadar yüksekse hidrasyonun o kadar fazla olduğunu söylemişti. Doğru mu değil mi bilmiyorum ama buna inanıyorum ve tadı gerçekten ÇOK İYİ! (İyi suyu ne tanımlar bilmiyorum ama tanrım, Saka MUHTEŞEM) 🤣

Genelde asitli içecekler de olur; kendimi onlardan uzaklaştırmaya çalışıyorum ama çok lezzetliler. Tam şekerli Coca-Cola'dan Coke Zero'ya geçtim, umarım zamanla tamamen bırakırım ya da sadece ara sıra içerim.

7) Şu sıralar dinlemekten en keyif aldığın Broadway/Cast albümü hangisi?

En sevdiğim albüm kesinlikle Next To Normal. Bayılıyorum. Baştan sona sıkılmadan dinleyebilirim. ÇOK İYİ.

8) Hayatın bir müzikal olsaydı adı ne olurdu ve neden?

Hayatım bir müzikal olsaydı... Hımm, güzel soru. Çılgın Bayer?

Hayatımda o kadar tuhaf hikayeler var ki, eğer bir müzikal olsaydı eminim insanlar bu başlığı neden seçtiğimi hemen anlarlardı 🤣🤷🏼‍♂️

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US