Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

RÖPORTAJ: Mared Lewis

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Sarah Day

Share

Sarah Day, Milyarder Çocuk'un (Billionaire Boy) Birleşik Krallık turnesinde rol alan Mared Lewis ile bir araya geldi.

Çocukken sahne aldığınız ilk gösteri neydi ve sizi tiyatro dünyasına iten ne oldu?

İlk gösterim, anaokulunda arkadaşlarına yumurta götüren Paskalya Tavşanı rolüydü. En yakın arkadaşlarımla sahnede şarkı söyleyip dans ettiğim ve aynı zamanda bir hikaye anlattığım o ilk anı asla unutamam. Tiyatroya olan aşkım orada başladı; sonrasında ise anneannem bu tutkumun büyümesine vesile oldu. Benimle şarkı söylemesi için beni hep teşvik ederdi; bana armoni yapmayı o öğretti, benimle piyano başına otururdu. Sahne sanatlarına olan tutkumun peşinden gitmemde onun payı çok büyüktür.

‘Milyarder Çocuk’ kadrosuna dahil olduğunuz için tebrikler! Bize gösteriden ve canlandırdığınız rolden bahseder misiniz?

Bu yapımda hem swing hem de yedek (understudy) oyuncu olarak görev alıyorum.  Dokuz farklı karakteri canlandırmak için yedek bekliyorum; bu hem çok eğlenceli hem de beni her an tetikte tutan bir meydan okuma oluyor. Ana kadrodaki rollerden birini üstlenmediğim anlarda ise topluluğun (ensemble) bir parçası olarak sahnedeyim.

Pandeminin tam ortasında -seçmelerden prova sürecine kadar- bir oyun üzerinde çalışmak nasıldı? Aşmanız gereken engeller oldu mu?

Bu prodüksiyon sayesinde tiyatroyu canlı tutabildiğimiz için çok şanslıydık; oyunun otoparklar için hazırlanan turne versiyonunu gerçekleştirdik.

Her gün farklı mekanlara giderdik ve gösteriyi, radyolarını bizim ses sistemimize ayarlayıp arabalarının konforunda bizi canlı izleyen bir araç denizine oynardık.

Pandemi patlak verdiğinde Milyarder Çocuk ile Birleşik Krallık turnesindeydik ve henüz yolun yarısında bile değildik; bu yüzden pandemi döneminde sahnede olmaya devam edebildiğim için kendimi çok şanslı hissettim.

Çılgınca ama bir o kadar keyifli bir deneyimdi; asla unutamayacağım ve böyle zor bir zamanda sevdiğim işi yapmaya devam edebildiğim için de muazzam bir duyguydu.

Bir rol için karaktere bürünme süreciniz nasıl işliyor? 

Özellikle bu oyunda, çoğunlukla on iki yaşında bir okul çocuğunu canlandırdığım için, gerçekçi bir performans sergilemek adına gerekli enerjiye sahip olduğumdan emin oluyorum. Ses ve vücut ısınması çok kritik; özellikle bizim yaptığımız gibi günde iki matine-suare oynandığında bu daha da önem kazanıyor.

Tiyatro sizin için neden önemli?

Canlı bir seyircinin enerjisini ve tepkisini hissetmek bir oyuncu için paha biçilemez bir duygu; özellikle de kıkır kıkır gülen çocuklardan oluşan bir seyirci kitlesi karşısında. O çocukları avucunuzun içine alıp onları güldürebilmek çok tatmin edici.

Karantina ve kısıtlamalar neredeyse bitti; bu süreçte yaratıcılığınızı nasıl korudunuz?

Karantina boyunca Zoom üzerinden ülkenin her yerindeki dans ve drama okullarına günlük atölyeler düzenledim. Bu sayede eğitimini aldığım işi yaparak yaratıcı kaldım ve ders verirken aktif kalmayı başardım.

Sahnede yaşadığınız en iyi veya en komik anılardan birini anlatır mısınız?

‘Dames At Sea’ adlı bir oyundaydım; başlık şarkısında çocuklardan biri aksesuar olarak paspas kullanıyordu. Paspasın başlığı bir anda yerinden çıktı ve uçarak seyircilerin arasına girdi; neredeyse birine çarpıyordu. Neyse ki ucuz atlatıldı. Arkadaşım ise hiçbir şey olmamış gibi elindeki başsız sapla paspas yapmaya devam etti.

Bütün bunlar biz şarkı söyleyip dans ederken oluyordu!

Hayatınız bir oyun olsaydı adı ne olurdu ve neden?

‘Hayatı Tüm Renkleriyle Yaşa’. Her günü olduğu gibi kabullenip her yeni günü taze bir başlangıç olarak görmeyi severim; dünün dertlerini mümkünse dünde bırakırım.

Bir şarkıdaki en sevdiğim sözlerden biri şöyledir: ‘Her sabah yüzünde bir gülümsemeyle uyanmalı ve dünyaya kalbindeki tüm sevgiyi göstermelisin.’

Bu yüzden hayatın getirdiği tüm o renkler ve eğlenceyle, benim oyunumun adı ‘Hayatı Tüm Renkleriyle Yaşa’ olurdu.

Sektöre yeni adım atan, mezun olan oyuncular için çok zor bir yıl oldu. Yeni mezunlara ne gibi tavsiyelerde bulunursunuz?

Bu pandeminin tutkunuzu ve aşkınızı etkilemesine izin vermeyin. Eğitim sürecinde ÇOK ÇALIŞTIK ve bunun bizi durdurmasına izin veremeyiz. Sektörümüz sonsuza kadar var olacak; bu küçük aksaklığın odağımızı ve azmimizi bozmasına izin vermeyin! Devam edin!

Son olarak (çok fazla tüyo vermeden!), British Theatre topluluğumuz neden ‘Milyarder Çocuk’u izlemeye gelmeli?

Çünkü çok eğlenceli, samimi ve insanın içini ısıtan bir oyun; garantili bir kahkaha tufanı sizi bekliyor!

MİLYARDER ÇOCUK İÇİN BİLET ALIN

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US