HABERLER
ELEŞTİRİ: Jersey Boys, New Victoria Theatre Woking ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
douglasmayo
Share
Douglas Mayo, şu anda Birleşik Krallık turnesi kapsamında Woking'deki New Victoria Tiyatrosu'nda sahnelenen Jersey Boys müzikalini değerlendiriyor.
Jersey Boys'da Decan Egan, Dayle Hodge, Simon Bailey ve Lewis Griffiths. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenberg Jersey Boys
New Victoria Tiyatrosu, Woking (Birleşik Krallık Turnesi)
17 Ekim 2018
4 Yıldız
Jersey Boys, Frankie Valli ve The Four Seasons grubunun New Jersey'nin varoşlarından başlayıp Rock and Roll Hall of Fame'e uzanan hikayesini anlatan bir müzikal. Bu, imkansızlıklara meydan okuyan ve son elli yılın en unutulmaz şarkılarına imza atan dört gencin inanılmaz öyküsü.
Gösterinin (yetenekli kadronun yanı sıra) dünya çapındaki devasa başarısının temelinde, Marshall Brickman ve Rick Elice'in müthiş kurgulanmış metni yatıyor. Hikayeyi dört ana bölüme ayıran bu yapı, her bir karakterin belirli bir bölümün anlatısı olmasını sağlayarak seyirciye sürükleyici ve çok boyutlu bir bakış açısı sunuyor.
Frankie Valli rolünde Dayle Hodge, dürüstlük ve dinamizmle bezeli bir performans sergiliyor. Valli'nin sesi eşsiz bir enstrüman gibidir ve Hodge bu zorlu materyalin altından etkileyici bir enerjiyle kalkıyor. 'Can't Take My Eyes Off You' yorumu tiyatroyu ayağa kaldırdı. Bunu nasıl başardığını bilmiyorum ama kesinlikle hayranlık uyandırıcıydı.
Avustralyalı oyuncu Declan Egan, Bob Gaudio'nun karizmasını sahnede büyük bir rahatlıkla sergiliyor. Hodge ile olan sahneleri, Valli ile olan dostluklarının tüm bu yıllar boyunca nasıl ayakta kaldığını net bir şekilde hissettiriyor. Zengin sesi ve ilk sahnelerdeki hafif 'inek' (geeky) tavrıyla Egan'ın seslendirdiği 'Oh What A Night' tam bir keyifti.
Simon Bailey'nin hayat verdiği Tommy Devito ise tam kararında bir narsisizme sahip. Boyunu aşan işlere kalkışması, finansal bir bataklığa gömülürken bile kendine olan sarsılmaz güveni, bu hikayeyi inanılmaz kılan unsurlardan biri. Devito'yu basitçe hikayenin 'kötü adamı' olarak oynamak kolay olurdu, ancak Bailey karakterin karmaşıklığını seyirciye geçiren harika bir denge kurmuş.
Lewis Griffiths, Nick Massi karakterine adeta bürünmüş. İlk dönem şarkılarının harmonilerine kusursuzca karışan o muazzam derinlikteki bas sesiyle, oldukça sıra dışı bir adamın portresini başarıyla çiziyor.
Dördü bir araya geldiğinde harika bir müzikal şölen yaratıyorlar; hikaye akarken hit şarkılar birbiri ardına sıralanıyor. İnsan, ne kadar çok şarkının artık birer klasik haline geldiğini unutuyor. Oyunun 'dördüncü duvarı' yıkan anlatım tarzı, grup üyelerinin hikayeyi doğrudan seyirciye anlatmasına ve böylece izleyicinin de bu serüvene ortak olmasına olanak tanıyor.
Müzikal açıdan prodüksiyonda kusur bulmak imkansız. Francis Goodhand yönetimindeki küçük orkestra ve zaman zaman onlara eşlik eden oyuncu kadrosu, vokalleri mükemmel bir şekilde tamamlıyor. Steve Canyon Kennedy'nin ses tasarımı sayesinde ise neredeyse bir konser atmosferi korunurken, tek bir kelime bile araya gitmiyor.
Tek eleştirim, ilk yirmi dakikanın biraz aceleye getirilmiş gibi hissettirmesi olabilir. Hikayenin asıl ivmesini 'Four Seasons' kurulduktan sonra kazandığını biliyorum ancak başlangıçtaki bazı diyalog sahneleri hızlı geçişlerde kaybolmuş gibiydi. Yine de 'Sherry' şarkısına ulaştığımızda emin ellerde olduğumuzu anladık; anıları tazeleyerek bu muazzam müziğin tadını çıkardık.
Genel olarak bakıldığında, Jersey Boys oldukça ustalıkla hazırlanmış bir yapım. Des McAnuff'ın rejisi ve Sergio Trujillo'nun koreografisi turne şartlarında bile kalitesini koruyor; ancak nihayetinde Jersey Boys'un turne versiyonunu asıl görülmeye değer kılan şey Hodge'un o fevkalade vokal performansı.
JERSEY BOYS TURNE TAKVİMİ
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy