Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

GEÇMİŞE BAKIŞ: Josh Barnett

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Sarah Day

Share

Bu haftaki Nostalji Perşembe (Throwback Thursday) köşemizde, şu anda Southwark Playhouse'da The Last Five Years oyununda sahne alan Josh Barnett ile sohbet ediyoruz.

Nice Work If You Can Get It 1) Çocukken yer aldığın ilk oyun hangisiydi ve seni tiyatro dünyasına iten ne oldu?

İlk oyunum (İsa'nın doğuşu piyesleri dışında... kim yapmadı ki?) Bugsy Malone'du ve Bugsy'yi ben oynamıştım! Beni tiyatro dünyasına iten birkaç etkenin birleşimiydi aslında; çocukken Wicked'ı izlemeye götürülmem, kendim gibi tiyatro sevdalısı gençlerle tanıştığım NYMT (Ulusal Gençlik Müzik Tiyatrosu) ve drama okulundaki inanılmaz derecede destekleyici ve hevesli öğretmenim Mrs Walton!

2) Drama okulundan mezun olduktan sonraki ilk profesyonel oyunun! Çok heyecanlı olmalısın. Bize The Last Five Years için seçmelerin nasıl geçtiğini anlatır mısın? The Last Five Years kadrosunda yer aldığım için ÇOK heyecanlıyım! Seçmeler pandemi dönemine denk geldiği için her şeyi 'self-tape' yani kendi kaydını alma yöntemiyle hallettik. Oyundan iki şarkının yanı sıra üç piyano bestesi ve kendi seçtiğim bir piyano parçasını hazırlayıp kaydederek yaratıcı ekibin değerlendirmesi için gönderdim.

Bugsy Malone 3) Pandemi sürecinde provalar nasıl geçti? 

Provalar şu ana kadar şahaneydi, prova odasına geri dönmek büyük bir keyifti. Metni yeniden inceledik ve yönetmenimiz Jonathan ile sahneleme (blocking) çalışmalarını tazeledik. Şu an en önemlisi, Southwark Playhouse ve tüm ekibin mekanı Covid önlemlerine ve sosyal mesafeye uygun hale getirmesi sayesinde provalar son derece güvenli bir şekilde ilerledi!

4) Bir oyun için her akşam sahneye çıkmadan önce karaktere bürünme sürecin nasıl işliyor?

Oyun öncesi, ısınma hareketleriyle beraber yavaş yavaş o havaya girmeye başlıyorum; önce zihnimi karaktere ve onun hikayesine, sonra da eserin bütününe odaklıyorum. Klasik müzik dinlemeyi ve nefes alıp hazırlanmak için sessiz bir köşeye çekilmeyi severim. Kostümümü giydiğimde ise, bu benim için karakterimin dünyasına girmemi sağlayan son fiziksel katman oluyor.

Singin In The Rain 5) Sahnede yaşadığın en güzel veya en komik anılardan birini bizimle paylaşır mısın?

Sahnede başıma gelen en komik anlardan biri Singin' In The Rain prodüksiyonunda üzerimdeki trençkota dolanıp kalmamdı. "Good Mornin'" tap dansı arası sırasında ceketi giyip çıkarırken o kadar dolandım ki, dans ederken ceketi sahninin kenarına (kulise) fırlatmak zorunda kaldım! Kulis ekibini hazırlıksız yakaladığı kesin, koreografımın da buna pek sevindiğini sanmıyorum ama insan bazen mecbur kalıyor!

6) Kapanma döneminde yaratıcılığını nasıl korudun?

Kapanma süresince kendimi adayabileceğim mümkün olduğunca çok proje ve online ders bulmaya çalıştım. Stuart Winter'ın koreografisini yaptığı "Tracing Movement Together" adlı dans parçasında yer aldım, "Snowflake" adlı yeni bir müzikalin görsel EP'sinde rol aldım, Tamara Rojo yönetimindeki English National Ballet'nin bale egzersiz serilerini takip ettim ve daha birçok koreografın online derslerine katıldım. Ayrıca bir arkadaşımın kurduğu, 2020 mezunlarına performans sergileme, başkalarıyla tanışma ve iş birliği yapma imkanı sunan harika bir oluşum olan The Grad Fest'in parçasıydım. Instagram üzerinden tek kişilik bir kabare sergiledim, Alan Ayckbourn'un 'House and Garden' oyununun Zoom performansında yer aldım, bir de iki arkadaşımla bir caz üçlüsü düzenleyip kaydettim. Bu süreçte teknolojinin gerçek bir lütuf olduğunu söyleyebilirim!

7) Kulisteki odanda her zaman bulabileceğimiz üç şey nedir? Uğur getiren eşyalar, sahneye yardımcı olan şeyler veya mavi drajeler gibi...

Limonlu-zencefilli çay, şekerlemeler (o anlık şeker ihtiyacı için!) ve oynadığım karakterin ruhunu yansıtan, bana ilham veren bir (veya birkaç) görsel her zaman yanımdadır.

8) Şu sıralar dinlemekten en çok keyif aldığın müzikal albümü (Cast Album) hangisi?

Son zamanlarda Bandstand'e resmen TAKIK durumdayım!

9) Hayatın bir müzikal olsaydı adı ne olurdu ve neden?

Hayatım bir müzikal olsaydı adını "Şu Anda" (In This Moment) koyardım. Kulağa biraz klişe geldiğini biliyorum ama şu sıralar bu mottoyu hayatıma geçirmeye, geçmişe veya geleceğe çok fazla bakmak yerine anı ve anın getirdiklerini yaşamaya çalışıyorum! Bence dünyanın bu kadar belirsiz olduğu bir dönemde bu her zamankinden daha önemli; eğer bugünü, burayı yaşayıp tadını çıkarabiliyorsak bu mutlu olmak için yeterli bir sebep!

10) Gerek 2020 mezunu gerekse yaklaşan 2021 mezunu tüm yeni tiyatroculara ne tavsiye verirsin?

Tüm 2020 ve 2021 mezunlarına şunu söylemek istiyorum: Biz bu işi kıvırırız! Tamam, şu an sevdiğimiz işi yapmak alışılmıştan biraz daha zor ama gösterecek ve verecek o kadar çok şeyimiz var ki! Bu yüzden çalışmaya ve sevdiğimiz şeyi yapmaya devam edelim! Birbirimize destek olalım, birbirimizin başarısıyla mutlu olalım ve el birliğiyle çalışalım - yolun daha çok başındayız!

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US