HABERLER
ELEŞTİRİ: A Steady Rain, Arcola Theatre ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Layla Haidrani
Share
David Schaal ve Vincent Regan, A Steady Rain oyununda. Fotoğraf: Nick Rutter. A Steady Rain Arcola Theatre
17 Şubat 2016
4 Yıldız Online Bilet Al
ABD polisindeki yolsuzluk tartışmalarının sürdüğü şu günlerde, oyunun Arcola'daki prömiyeri oldukça zamanlaması yerinde bir seçim olmuş.
Geçtiğimiz yıl Beverley'deki East Riding Theatre'da ilk kez sahnelenen oyun, ahlak ve ayartma arasındaki bulanık çizgileri incelerken; iki polis memurunun Vietnamlı bir çocuğu yanlışlıkla Amerikalı seri katil Jeffrey Dahmer'a teslim etmesinin doğurduğu sonuçları ele alıyor.
Chicago'lu iki polis memurunu merkezine alan oyunda Vincent Regan, David Schaal'ın hayat verdiği yaralı ve düşünceli Joey karakterinin karşısında baskın 'alfa' erkek Denny'yi canlandırıyor. Çocukluk arkadaşı olan ikili, polise de beraber girmiş ve hatta aynı devriyede görev almaktadırlar. Geçmiş ve şimdi arasında ustalıkla geçiş yapan bu iki kişilik oyun, gerçek zamanlı aksiyonla harmanlanmış bireysel monologlarıyla oldukça etkili.
Vincent Regan, A Steady Rain oyununda. Fotoğraf: Nick Rutter
Regan, karakterinin ahlaki pusulasının çarpık olduğunu kendisi de kabul ediyor; nedenini anlamak ise pek zor değil. Şiddete ve hoşgörüsüzlüğe meyilli, zaaflarına ve günaha yenik düşen Denny, başta seyircinin sempatisini kazanamayan tatsız bir karakter – görev başındayken karşılaştığı insanları yaftalaması da bu duruma pek yardımcı olmuyor.
Joey'nin neden bu ailenin yemek masasının düzenli bir konuğu olduğunu anlamak bile güç; ancak Denny'nin Joey'yi alkol bataklığından 'kurtardığını' ve aralarındaki kopmaz bağın bir nevi buna dayandığını fark ettiğimizde taşlar yerine oturuyor. Hikayenin ivme kazanması biraz vakit alsa da, kentin tekinsiz mahallelerindeki devriyeleri, onları geri dönülemez sonuçları olan o kader anına sürüklüyor.
David Schaal, A Steady Rain oyununda. Fotoğraf: Nick Rutter
Pek çok yönetmenin seyirciyi kışkırtmak için seçebileceği her türlü bedensel şiddetten kaçınan oyun, Jeffrey Dahmer'ın gerçek dehşetini doğrudan göstermek yerine seyircinin hayal gücünü harekete geçirmeyi tercih ediyor.
İkinci yarıda, yaşananların karakterin duygusal dünyasındaki tahribatını ve dedektifliğe terfi ettirilmemesinin yarattığı hayal kırıklığını hissetmeye başlıyoruz. Regan; cefakar karısı Connie'ye olan öfkesinde de, çocukları Sam ve Noel'e olan bağlılığında da muazzam bir performans sergiliyor. Hatta eski sevgilisi seks işçisi Rhonda'yı bir sekreterlik okuluna yazdırmak isteyerek ona şaşırtıcı bir şefkat gösteriyor. Araya giren video montajları, sadece daha mutlu günleri değil, bir daha asla geri dönemeyecekleri bir zamanı temsil etmesi bakımından oldukça başarılı.
Vincent Regan, A Steady Rain oyununda. Fotoğraf: Nick Rutter Yazar Keith Huff (ki kendisi Mad Men'in de yazarlarındandır), oyunu hikayeyi anlatan 'iki polis, bir masa, sandalyeler ve iki kahve fincanı' olarak tanımlıyor; Ed Ullyart'ın sahne tasarımı da seyirciyi bu hikayenin içine çekmeyi başarıyor. Kırmızı astarlı bir ceket ve bir su sebili dışında gösterişten kaçınan minimalist dekor, loş ve dumanlı atmosferle birleşerek polislerin içsel huzursuzluğunu yansıtmaya devam ediyor. Arcola, bu iki kişilik oyun için ideal bir mekan – sadece iki başrol oyuncusuna odaklanan yapısıyla oyun o kadar samimi ki, kendinizi sanki onların oturma odasında konuşulanlara kulak misafiri oluyormuşsunuz gibi hissettiriyor. Derin çaresizlik anlarına rağmen, seyirciyi oyunda tutan esprili replikler de eksik değil.
Ancak olay örgüsünün inandırıcılığı zedeleyecek kadar hızlı aktığı anlar, bazı sahnelerin sönük kalmasına neden oluyor. Schaal, arka plandaki 'beta' arkadaş rolünde harikalar yaratsa da, Joey'nin ruhsal çöküşünü veya çocukluk arkadaşıyla olan ilişkisine dair kendi bakış açısını tam manasıyla göremiyoruz.
Buna rağmen, oyunun asıl parladığı nokta polis memurlarının yaşadığı acıların tasviri. Sivilleri vuranların perspektifini o kadar az duyuyoruz ki, onları kolayca duygusuz katiller olarak yaftalayabiliyoruz. Medya da tam olarak bu sonuca varmış durumda; Joey, hem basın hem de kendi teşkilatları tarafından 'günah keçisi' ilan edilmelerini kederle anlatıyor. Bu açıdan bakıldığında, oyunun 'yakın geçmişte' geçtiği betimlemesi hiç şaşırtıcı değil – geçen yıl, geçen hafta, hatta dün bile olabilir.
'Dinmeyen yağmur' (steady rain), nihayet gerçekten yağana kadar kalıcı bir sembol olarak kalmaya devam ediyor. Denny'nin sırtı seyirciye dönük bir şekilde yağmurun altında durması, suçluluk duygusundan ritüelvari bir şekilde arınma çabasını simgeliyor.
Yine de akıllarda şu soru kalıyor: Ahlaki olarak gerçekten 'temiz' kalmak mümkün mü? Denny ve Joey hataları yüzünden affedilebilir mi? Ve kefaret arayışları bir gün sonuç verecek mi?
Silahlı şiddetin gölgesindeki bu oyun, sadece polis gücünün etkilerini değil, düştükleri çıkmazı da perde kapandıktan uzun süre sonra bile düşündürüyor. Gerçekten kaliteli bir iş.
A Steady Rain, 5 Mart 2016 tarihine kadar Arcola Theatre'da sahnede. Hemen Bilet Alın. Vincent Regan ve David Schaal ile yaptığımız röportajı okuyun.
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy