HABERLER
ELEŞTİRİ: BKLYN Müzikali, Çevrimiçi Yayın ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Ray Rackham
Share
Ray Rackham, Mark Schoenfeld ve Barri McPherson imzalı, şu an dijital platformda izlenebilen BKLYN müzikalini inceliyor.
BKLYN müzikali ekibi. Fotoğraf: Sam Diaz ve Dean Johnson BKLYN The Musical Şimdi Yayında
4 Yıldız
Tiyatroların geniş çapta yeniden açılmasına (ve West End'den neredeyse her gün gelen açılış tarihi haberlerine) bu kadar yakınken, dijital yapımların bizler için ne kadar hayati bir can simidi olduğunu hatırlatan bir prodüksiyonun gelmesi çok anlamlı. Yenilikçi, dinamik ve cesur; Mark Schoenfeld ve Barri McPherson'ın BKLYN – The Musical eseri bizleri mucizelere inanmaya davet ediyor, sevginin sonunda galip geleceğini fısıldıyor ve her şeyin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Dean Johnson'ın benzersiz sinematik rejisi; tiyatro, film ve konser mecralarını ustalıkla harmanlayarak bunu kanıtlamak için büyük bir adım atıyor.
Newton Matthews. Fotoğraf: Sam Diaz ve Dean Johnson
Newtion Matthews’ın karizmatik Sokak Şarkıcısı, Brooklyn’deki (The Boro) metruk bir deponun içine giriyor, oradaki orkestraya (Müzik Direktörü Leo Munby, Richie Garrison ve Georgina Lloyd-Owen) selam veriyor ve ardından onlara tam bir Brooklynli olan şehirli topluluk (Sejal Keshwala, Emma Kingston, Jamie Muscato ve Marisha Wallace) katılıyor. Hep birlikte, trajedi dolu bir dünyada büyüyen ancak bir vokal dehasına dönüşen Brooklyn (Kingston) adlı bir kızın kaldırım masalını anlatıyorlar. Tanıdık mı geldi? Sebebi, BKLYN’in (farklı bir) prodüksiyonunun; karantinalar, sosyal mesafe ve kısıtlamalar bizi sahnelerden koparıp ekranlara mahkûm etmeden hemen önce sahnelenen son alternatif tiyatro işlerinden biri olması olabilir. Ancak bu, tamamen farklı bir ekip ve rejiyle karşımıza çıkan bambaşka bir yapım; bir yorumun, Greenwich Village’ın arka sokaklarında patlak bir lastik gibi sönük kalan bir eseri nasıl tamamen devrimci bir noktaya taşıyabileceğini gösteriyor.
Marisha Wallace. Fotoğraf: Sam Doaz ve Dean Johnson
BKLYN’in bu prodüksiyonu bizi Radio City ve Madison Square Garden’ın Manhattan’ından Paris kafelerine, uyuşturucu evlerine ve Vietnam Savaşı’nın asla zihnimizden silinmeyen dehşetine götüren sarsıcı bir masala dönüşmüş. Bu haliyle BKLYN, Amerikan Rüyası'nın karanlık yüzünü derinlemesine inceliyor. Ancak bu madalyonun öteki yüzü hikâyesi, sadece karanlık ve depresif bir tonda sunulmuyor. Hayatın getirdiği hayal kırıklıklarında bu kadar samimi bir mutluluk ya da yaşamın önümüze çıkardığı engelleri bu denli kabulleniş bulmak zordur; bu da BKLYN’e son derece gerçekçi, olgun ve umut dolu bir hava katıyor. Bir karakterin dediği gibi, "Amerika'nın kayıp eşya bürosundaysanız, her şeyin mümkün olduğuna inanmak zorundasınız." Bu, oyunun hayatın gerçeklerine ayna tutmadığı anlamına gelmiyor; Wallace’ın hayat verdiği Paradice karakterinin Amerika’ya seslenerek, yarattığı karanlık alt dünyadan haberi olup olmadığını sorması, bu yılın başlarında Kongre Binası'nda (Capitol) tanık olduklarımıza dair güçlü bir toplumsal eleştiri niteliğinde. Eşit derecede büyüleyici, dikkat çekici ve heyecan verici.
Jamie Muscato. Fotoğraf: Sam Diaz ve Dean Johnson
Her şey kusursuz değil elbet. Bazı hatalı tercihler var: örneğin, Brooklyn’in ölü annesinin vokallerindeki yankı bizi sahnenin samimiyetinden koparıp geçmişin hayalet hikâyelerine sürüklüyor. Müzikler harika icra edilse de enstrüman seçimi (tamamen alto saksofon ve çello), eseri William Finn, Carole Bayer Sager veya Peter Allen'ın New York'una hapsederek biraz eskitiyor. Gösteri, funk ritmini artırdığında kuşkusuz zirveye çıkıyor; Wallace ve Kingston’ın hangisinin daha fazla "Brooklyn" olduğu üzerine giriştikleri o muazzam düet bunun en iyi kanıtı. Muscato, gecenin en etkileyici anlarından biri olan "Sometimes" şarkısını (bu inanılmaz yetenekli kadronun eşliğiyle) seslendirene kadar sanki biraz geri planda kalmış gibi. Bu parça eserin dönüm noktası ve müzikalin en güçlü mesajlarından birini veriyor.
BKLYN Kadrosu
Andrew Exeter’in dekor ve ışık tasarımı tek kelimeyle büyüleyici; sıcak tonlar ve keskin pusun karışımı; yırtık pırtık nota kağıtlarını, açıkta kalan kirişleri ve paslanan çelik yapıları aydınlatıyor. Exeter, hikâyeyi Greenwich’teki önceki sahnelemede olan o sahte "RENT" atmosferinden kurtarıp tam olması gereken yere oturtuyor. Burası yaşayan, nefes alan bir Brooklyn hissi veriyor ve görsel olarak büyüleyici. Fakat gecenin asıl yıldızı, televizyon ekranı engelini aşarak dördüncü duvarı yıkmayı başaran Sam Diaz’ın video kurgusu. Kingston’ın bize hatırlattığı gibi, "her köşede, betonların arasından güller yeşerebilir". BKLYN’in gerçekten çiçek açtığını görmek çok güzel.
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy