HABERLER
ELEŞTİRİ: Frankenstein, National Theatre at Home Çevrimiçi ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
paul-davies
Share
Paul T Davies, National Theatre'da sahnelenen, Danny Boyle tarafından yönetilen, Benedict Cumberbatch ve Jonny Lee Miller'ın iki ana rolü dönüşümlü olarak üstlendiği ve bu hafta National Theatre at Home kapsamında çevrimiçi yayınlanan Frankenstein yapımını değerlendiriyor.
Frankenstein. National Theatre at Home.
4 Yıldız
Tiyatroda izlediğiniz bir yapımın kaydını izlemek gerçek bir Proustvari deneyim. National Theatre'ın 2011 yapımı Frankenstein oyununun ilk saniyeleriyle birlikte kendimi bir grup arkadaşımla tiyatroya yaptığım o ziyarete dönmüş buldum. Prodüksiyonun görsel ve işitsel açıdan böylesine zengin olması bu hissi güçlendiriyor; Mark Tildesley’in muazzam tasarımı, Bruno Poet’in binlerce ampulle Yaratık’ı canlandıran ışık tasarımı, Olivier sahnesinin her santiminin kullanılması ve Underworld imzalı şahane müzikler oyunu duyusal bir şölene dönüştürüyor. Bu oyun, Danny Boyle’un tiyatro yönetmenliğine dönüşünü simgeliyordu; hatta sanayi devrimi ve tren sahnelerinde 2012 Olimpiyat açılış töreninin ipuçlarını görmek mümkün. Prodüksiyonun asıl cazibesi ise elbette Yaratık ve Victor Frankenstein rollerinin Benedict Cumberbatch ile Jonny Lee Miller arasında dönüşümlü paylaşılmasıydı. Şimdi her iki performansı da izlemek için eşsiz bir fırsatımız var; ben canlı yayında Cumberbatch'i Yaratık olarak izlemiş biri olarak bu fırsatı memnuniyetle karşıladım.
Elbette hangi oyuncunun hangi rolü "daha iyi" oynadığı kişisel zevkinize kalmış, ancak prodüksiyonun her iki yoruma da ne kadar kusursuzca uyum sağladığını görmek büyüleyici. Benedict Cumberbatch, özellikle açılış sahnesinde çok fiziksel bir Yaratık çiziyor; Yaratık geliştikçe yaklaşımı daha akılcı bir hal alıyor (ki bu karakter, edebiyat tarihinin en hızlı eğitim alan Yaratığı'dır). Cumberbatch'in Victor Frankenstein yorumu da bu kararlılıktan besleniyor ve yaratıcının kendi imgesini yarattığı ana yansıttığına dair o leziz fikri pekiştiriyor. Jonny Lee Miller’ın Yaratık yorumu ise daha dünyevi, fiziksel açıdan belki o kadar baskın değil ama doğayla daha iç içe ve tetikte; üzerinde bulunduğu toprağı koklayan, salyalar saçan, elementlere daha yakın bir varlık. Victor rolünde ise duygusal motivasyonları daha ön planda olan, daha hırslı bir karakter sunuyor. Her iki oyuncu da izlemesi keyifli performanslar sergileyerek bu güçlü yapımı sahipleniyor.
Karl Johnson, Yaratık’ın öğretmeni kör De Lacey rolünde mükemmel; Naomie Harris ise Frankenstein’ın müstakbel eşi, sadık ve meraklı Elizabeth karakteriyle gelecekteki başarılı performanslarının müjdesini veriyor. Yine de oyun kusursuz değil; yan rollerde bazı yanlış seçimler göze çarpıyor ve açılış sahnesi o kadar etkileyici ki sonrasında gelen pek az şey o seviyeye ulaşıyor. Nick Dear’ın uyarlaması ise orijinal metindeki hantal kısımları, özellikle de dini vaaz tadındaki bölümleri gizleyemiyor. Ayrıca eserin toplumsal cinsiyet politikalarına biraz daha meydan okumak adına kaçırılmış bir fırsat seziliyor. Bununla birlikte, merkezdeki performanslar başta olmak üzere pek çok dikkat çekici an var ve sahneleme başarısı bu oyunu National'ın gerçekten efsanevi yapımlarından biri kılıyor. National Theatre’ın sunduğu en iyi özelliklerin bir sentezi olan bu yapım, yaşadığımız Covid döneminde şu soruyu tekrar hatırlatıyor: Canavar gerçekte kim? Yoksa sadece hak ettiğimiz canavarlara mı sahibiz?
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy