HABERLER
ELEŞTİRİ: Gorgon - Bir Korku Hikayesi, Vault Festivali 2020 ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Mark Ludmon
Share
Mark Ludmon, Londra'daki The Vaults'ta düzenlenen Vault Festival 2020 kapsamında sahnelenen Gorgon: A Horror Story’yi inceliyor.
Gorgon: A Horror Story Cavern, Vault Festival, Londra Dört yıldız Vault Festivali Web Sitesi
Elf Lyons’un yeni oyunu Gorgon: A Horror Story, Grand-Guignol geleneğini Hammer Horror estetiği ve This Life dizisi havasıyla birleştiriyor. Vault Festivali’nin yer altı dehlizlerinin sunduğu mükemmel atmosferde Lyons; ışık oyunları, ses efektleri ve çarpıcı bir anlatımla gerçekten ürpertici bir hikâye yaratıyor. Sonuç ise olabildiğince sarsıcı, tüyler ürpertici ve bir o kadar da kara mizah dolu; klasik korku hayranlarını mest edeceği kesin.
Ustaca kurgulanmış hikâye, finalde zekice birleşen birbirinden kopuk parçalar halinde anlatılıyor. Bir polis memuru terapistine içini döküyor, bir podcast sunucusu son cinayet araştırmasını paylaşıyor, bir adli tıp uzmanı ise kan dondurucu bir toplu cinayeti detaylandırıyor. Tüm bu akışın ortasında, sürekli Diana adındaki genç kadına dönüyoruz; hayatından ve kendisini çok öfkelendiren berbat gününden samimiyetle bahsediyor. Zorlu bir çocukluk geçirmesine ve ebeveynlerinin gizemli bir şekilde ortadan kaybolmasına rağmen, baskıcı erkek arkadaşı, huysuz ev arkadaşı ve kayıp kız kardeşi Freya ile uğraşırken neşeli tavrını koruyor. Kahverengi paçavralar ve bir maskeden oluşan tuhaf kıyafetinin içinde Lyons, karakterini tahnitçilik (hayvan doldurma sanatı) tutkusundan ve tekniklerinden bahsederken bile eksilmeyen bir sıcaklık ve karizmayla canlandırıyor. Natalie Williams ve David Houston, geniş bir karakter yelpazesini (Diana’nın, adını bir eleştirmenden alan toksik erkek arkadaşı Tristram Saunders dahil) etkileyici bir çokyönlülükle sahneye taşıyorlar.
Lesley Talbot’un sofistike ışık tasarımı ve Molly Isaac’in ses dünyasıyla, huzursuz edici atmosfer en baştan kuruluyor. Tasarımcı Sophia Pardon sayesinde seyirci; kopuk kafalar ve garip mankenlerle çevrili bir kabusun içine çekiliyor. Oyunun karanlık cazibesine katkıda bulunmak için sahnede canlı foley efektleri kullanılıyor; oyuncular, iç organların çıkarılmasından deri yüzülmesine kadar her türlü ürkütücü sesi anlık olarak yeniden yaratıyor.
Paris'in meşhur Théâtre du Grand-Guignol’ündeki kan banyosu melodramlarını anımsatan bu korku hikâyesi hassas mideliler için pek uygun değil; nitekim izlediğim gece bir seyircinin bayılmasının sebebi de bu olabilir. Aslında sahnede çok fazla kan veya vahşet gösterilmiyor; korkunun büyük bir kısmı, kelimeler ve seslerle tetiklenen hayal gücümüzde canlanıyor.
Vault Festivali’nde 9 Şubat 2020'ye kadar devam ediyor.
VAULT FESTİVALİ WEB SİTESİ Yaklaşan Vault Festivali Öne Çıkanlarını görün
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy