HABERLER
ESKİ GÜNLERDEN: Lisa Mathieson
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Sarah Day
Share
Bu haftaki Nostalji Perşembesi röportajımızda, son dönemde Amazon Prime Video'nun tamamen yerli yapımı olan yeni müzikal filmi A Tale to Tell'de rol alan Lisa Mathieson ile birlikteyiz!
Lisa Mathieson Çocukken sahne aldığın ilk oyun hangisiydi ve seni tiyatro dünyasına iten ne oldu?
Dans okulumla pek çok dans gösterisine çıktım ama ilk büyük profesyonel deneyimim Glasgow'daki bir pantomim (Panto) oyunuydu. Aslında 12 yaşındayken bir panto izlemiş ve Külkedisi'ni oynayan kıza hayran kalmıştım. Eve gidip annemle babama aynen onun gibi olmak istediğimi söyledim! Program kitapçığının arkasında Glasgow'daki büyük bir tiyatro okulunun seçme yapacağına dair bir ilan vardı; gittim, kabul edildim ve gerisi malum!
Senin ve Amazon Prime'da yayına giren yeni müzikal film 'A Tale to Tell' ekibi adına çok heyecanlıyız. Pandemi döneminde bir yapımı hayata geçirmek nasıldı? Ne gibi zorluklarla karşılaştınız ve bunların üstesinden nasıl geldiniz?
Çok teşekkür ederim! Tiyatro dünyası kapanmaya başladığında, kendimizi bırakmamak için neler yapabileceğimizi tartışıyorduk. Zaman geçtikçe ve pantomimler bir bir iptal edilmeye başlayınca işi ciddiye aldık! 3 gün içinde yazar, yönetmen ve yapımcı Glen Murphy tüm oyuncu kadrosunu ve yaratıcı ekibi topladı, tam gaz işe koyulduk! Filmde sadece tek bir oyuncunun yer aldığı pek çok dış çekim olduğunu fark edeceksiniz. O dönemde sürekli değişen Covid kurallarına uymak zorundaydık. Herkesin bir araya geldiği tek an, son şarkı sahnesiydi. Sosyal mesafeli tek bir provamız oldu, tüm vokaller ayrı ayrı kaydedildi, hatta Zoom üzerinden bir sahnemiz bile vardı! Maskelerle dans etmek ve şarkı söylemek hiç kolay değildi! Çekim tarihlerini defalarca değiştirmek zorunda kaldık.
Lisa Mathieson Tiyatro senin için neden önemli?
Tiyatroyu çok seviyorum! İzlemeyi de içinde olmayı da... Herkes için çok önemli olduğunu düşünüyorum çünkü gündelik hayattan bir kaçış alanı sağlıyor. Güzel bir yemeğin ardından bir oyuna gitmekten ve birkaç saatliğine bambaşka bir dünyaya taşınmaktan daha keyifli bir şey olamaz! Tiyatroda çalışan herkese saygım sonsuz. Sadece oyunculara değil, herkese! Arka planda görmediğiniz koca bir ekip var. Herkes inanılmaz sıkı çalışıyor ve orada olabilmek için büyük fedakarlıklar yapıyor.
Bir oyun için karaktere bürünürken nasıl bir süreç izliyorsun?
Her zaman ses ve fiziksel ısınma yaparım. Her oyunu ilk oyunummuş gibi hayal etmeye çalışıyorum ki enerjisi taze kalsın. Sıklıkla yedek (cover) ve swing oyuncu olarak görev alıyorum. Bu yüzden eğer farklı bir rolle sahneye çıkacaksam, performans öncesi sahnede ve sahne arkasında yapacağım her şeyi zihnimde canlandırarak kendimi hazır hissederim.
Geçtiğimiz günlerde Matthew Morrison ile birlikte NBC’nin The Grinch Musical yapımında da yer aldın! Deneyimlerini ve bu harika projeye nasıl dahil olduğunu anlatır mısın?
İnanılmazdı! 2020 yılı çok kasvetli görünüyordu ve Grinch bir anda çıkageldi. Kariyerimin bir noktasında tüm yaratıcı ekiple çalışmıştım ve teklif gelince kendimi çok şanslı hissettim. Harika Lizzi Gee koreografiyi yapıyordu ve beni o önerdi. Stuart Burt beni daha önce Dirty Rotten Scoundrels'da sahneye çıkarmıştı, ikisi bir olup beni kadroya dahil ettiler; kahramanlarım! Üç hafta boyunca maskeli ve sosyal mesafeli prova yaptık, ardından evlerimizden ayrılıp otellerde bir arada kaldığımız güvenli bir 'Covid balonu'na girdik, böylece çekimleri düzgünce yapabildik. Tüm deneyim şahaneydi! Sektörün en zarif, yetenekli, mütevazı ve çalışkan insanlarıyla çalışma şansı buldum. Kostümler şahsen bizim için tasarlandı, 'Who' burunlarımız bile vardı. 2020'de sevdiğimiz işi yapabildiğimiz için minnettardık. Hepimiz Amerikan televizyonlarına ilk kez çıkmış olduk, çılgıncaydı!
Tiyatro ile ekran önündeki çalışma arasındaki temel farklar sence neler? Bir tercihin var mı? Sanırım her zaman tiyatroyu tercih edeceğim; sahneye çıkarken hissedilen o adrenalin, her şeyini ortaya koymak ve seyircinin beğenisini kazanmak paha biçilemez. Ekran işlerinde birden fazla deneme (take) şansınız var, bu da mükemmel kareyi yakalamak adına harika. İkisi de müthiş dünyalar ve bu iki dünyayı da deneyimlediğim için kendimi çok şanslı hissediyorum.
Lisa Mathieson Sahnede yaşadığın en unutulmaz veya en komik anılardan birini paylaşır mısın?
Spamalot'ta sahnede havalı bir yürüyüş yaparken topuğum eteğime takıldı. Bir süre sekerek ilerledim ama topuğu kurtaramadım! Sonunda yere kapaklanıp vücudumla yuvarlanarak sahneden çıkmak zorunda kaldım! Rezil olmuştum ama izleyen herkes için çok komikti!
Kulisinde her zaman bulunan üç şey nedir? Şans getiren eşyalar, sahne hazırlığın için olmazsa olmazlar...
Bir nebülizatör! Ses tellerini nemli ve sağlıklı tutuyor. Arkadaşlarımın ve ailemin fotoğrafları; ailem İskoçya'da, onları çok özlüyorum. Ve bir minder koltuk! Oyun aralarında şekerleme yapmaya bayılırım.
Hayatın bir müzikal olsaydı adı ne olurdu ve neden?
"Full Out With Feeling the Musical" (Duyguyla ve Tam Güç) olurdu!
Yaptığım her işe tüm varlığımı koyarım. Ölüm döşeğinde değilsem asla provayı veya oyunu asmam; yorgunluktan bitap düşmeyi seviyorum çünkü işimi aşkla yapıyorum!
Hayatımı 'TAM GÜÇ' yaşıyorum!
Yeni mezunlara ne gibi tavsiyelerde bulunursun?
Güçlü kalın! Okuldan büyük hayallerle çıkıp, seçmelerde reddedilmek gerçekten zorlayıcı olabilir. Ama bu herkesin başına geliyor! Önemli olan üstünü başını silkeleyip tekrar deneyecek kadar güçlü olmak. Yıllarca iş bulamayıp sonra bir anda parlayan insanlar tanıyorum. Bazen sadece zaman gerektirir. Bir işe girdiğinizde ise çok çalışın, profesyonel olun ve her saniyenin tadını çıkarın!
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy