Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Angels In America Bölüm İki, National Theatre ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Share

James McArdle (Louis) ve Nathan Stewart-Jarrett (Belize) Angels in America İkinci Bölüm: Perestroika

National Theatre.

4 Mayıs 2017

5 Yıldız

Gorbaçov döneminde 1980'lerde Rus Komünist Partisi'nin uyguladığı politika reformlarını, yani kelime anlamı 'yeniden yapılanma' olan Perestroika'yı artık pek hatırlamıyoruz. Tony Kushner’ın bu fantezi dünyasının ikinci bölümü, yaşayan en yaşlı Bolşevik’in konuşmasıyla açılıyor. Söylenen ilk replik ise: "Önümüzdeki Büyük Soru şu: Mahvolduk mu?" İşte Kushner böylesine dev sorular soruyor; ikinci bölüm de kesin cevaplar sunma konusundaki hafif kısırlığına rağmen, en az birinci bölüm kadar sıra dışı ve heyecan verici.

Denise Gough (Harper) ve Andrew Garfield (Prior)

Prior Walter’ı en son gördüğümüzde, tavanını delip geçen bir melek onu peygamber ilan etmişti. Ve bu melek öyle beyaz, parlayan semavi bir varlık falan değil; tam aksine kirli, yaralı, şehvetli ve insani! Amanda Lawrence bu rolde harikalar yaratıyor; komik, tutkulu ve meleğin gölgelerinin o fiziksel devinimi tam bir seyir zevki. Birinci bölümde az gördüğümüz karakterler burada parlıyor; özellikle de eşcinsel olduğunu söyleyen oğlunun peşinden New York'a giden, karşılaşabileceğiniz tek sevimsiz Mormon olan Hannah Pitt rolündeki Susan Brown. Dünyanın paramparça olduğu bir ortamda pratik ve ayakları yere basan tavrıyla muazzam; inancı, kabullenmesine ve yardım etmesine engel değil. Prior'ın koruyucusu ve bakıcısı haline gelmesi çok dokunaklı ve inandırıcı. Harper ve Prior'ın Mormon merkezinde, sevgililerinin böldüğü rüküş bir diorama sahnesini izlerken yakınlaştıkları an, oyunun komedi zirvelerinden biri. Harper’ın hikayesinin ikinci bölümde biraz sönükleşmeye başlaması üzücü olsa da, Denise Gough o buğulu sesiyle sizi karakterine bağlamayı başarıyor. Kadro yine muhteşem; Russell Tovey, karakteri Joe kendini yeniden yapılandırmaya başlarken onu hem mecazi hem de gerçek anlamda tüm çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Nathan Lane (Roy Cohn) ve Nathan Stewart-Jarrett (Belize)

Oyunda gördüğümüz tek AIDS kaynaklı ölüm Roy Cohn’un ölümü. Bunu yazmak da oynamak da cesaret ister; Nathan Lane, Kushner’ın o gösterişli kaleminin hakkını fazlasıyla veriyor; hatta yazar, Ethel Rosenberg’e Cohn için bir ninni bile söyletiyor! İkinci bölümle ilgili tek sıkıntım, felsefesinin bir kısmının biraz fazla 'New Age' kaçması ve dramatik olarak fazla yüzeysel kalması: Cennet, "San Francisco gibi" bir yermiş. Sahi mi? İyi o zaman, sorun yok. Yine de, metin yer yer gevezelik etmeye başlasa da, tutkulu performanslar oyunu kurtarıyor. Bir kez daha hatırlatmalıyım ki, Andrew Garfield’ın olağanüstü performansı tek başına bilet parasına değer; peygamberliğini iade etme çabası hem komik hem de inandırıcı. Şüphesiz yılın şu ana kadarki en iyi performansı.

Denise Gough (Harper) ve Russell Tovey (Joseph)

Ian MacNeil’ın sahne tasarımı ikinci bölümde daha da genişliyor; her ne kadar Cennet tasviri biraz Star Trek’i anımsatsa ve Bethesda çeşmesinin daha gerçekçi, yerine oturmuş bir heykel olmasını istesem de... Oyun bir ölümle başlıyor ve Prior’ın hepimize hitap ettiği gibi, sevgiye bir teşvikle sona eriyor. Yirmi beş yıl önceki genç benliğim, yaşlı benliğime sarılıp şunu fısıldadı: "Bak, birlikte ne kadar yol kat ettik." Bu doğru; artık KS lezyonlarını görmüyoruz. Ancak LGBT hakları hala kırılgan ve bir kalem darbesiyle geri alınabilir. Bu yüzden mücadele devam ediyor. Şunu netleştirelim: Angels in America sadece bir oyun değil. Bu bir etkinlik, bir diziyi bir oturuşta bitirmek (binge-watch) gibi bir deneyim. Bu muazzam oyunculuklarla dolu yapımı sindirmek günler alıyor ve etkisi uzun süre geçmiyor... Belki bir sonraki yeniden sahnelenişe kadar. Destansı, olağanüstü, nefes kesici ve işte bir klişe daha: Bir bilet bulmak için savaşın!

ANGELS IN AMERICA BİRİNCİ BÖLÜM ELEŞTİRİMİZİ OKUYUN

ANGELS IN AMERICA İKİNCİ BÖLÜM FOTOĞRAF GALERİSİNİ ZİYARET EDİN

ANGELS IN AMERICA HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİN

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US