HABERLER
ELEŞTİRİ: Cruise, Duchess Theatre ✭✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
paul-davies
Share
Paul T Davies, Birleşik Krallık genelinde tiiyatroların yeniden açıldığı bu dönemde Duchess Theatre'da sahnelenen Jack Holden imzalı Cruise oyununu değerlendiriyor.
Fotoğraf: Pamela Raith Cruise
Duchess Theatre, Londra
20/05/21
5 Yıldız
Bir seyirci topluluğuyla birlikte tiyatronun o ortak coşkusunu paylaşmak için uzun bir bekleyiş oldu; basın gösteriminin geç başlamasıyla bu bekleyiş daha da uzadı. Ancak Jack Holden'ın içten, tutku dolu ve dokunaklı eseri Cruise için bu bekleyişe kesinlikle değdi. Holden'ın LGBTQ+ yardım hattı Switchboard'da (bu yapımın da ortağıdır) gönüllü olarak çalışırken aldığı bir telefonun 1980'lerin Soho yaşantısına dair bir anlatıya dönüşmesinden esinlenen oyun; virüsler, topluluk bilinci, aşk ve her şeyden önemlisi umuda dair çarpıcı bir bakış sunuyor.
Oyunun bu denli başarılı olmasının temel sebeplerinden biri, Holden'ın döneme dair yaptığı kusursuz araştırma, "eşcinsel gaziler" olarak adlandırabileceğimiz kuşağa duyduğu saygı ve her biri birbirinden canlı karakterleri canlandırdığı muazzam performansı. Günümüzde geçen hikâyede, Michael yardım hattını arayıp deneyimli bir gönüllüyle konuşmak istediğinde, Jack eğitim aldığı kalıpların dışına çıkarak karşılık verir. Jack'in dışarıda bir gece geçirdiğini anlayan Michael, ona kendisinin hayattaki en unutulmaz gecesini anlatmaya başlar; 1988'de, hayattaki son gecesi olacağına inandığı o geceyi. Telefon görüşmesi yapısı her ne kadar alışılmadık gelse de, bizi geçmişe götüren bir kurgu olarak harika işliyor. Holden bizi bu yolculuğa büyük bir enerji ve empatiyle çıkarırken, artık var olmayan bir Soho'dan karakterlerle tanıştırıyor: Polari Gordon, "Is That All There Is?" şarkısını sarsıcı bir yorumla seslendiren sivri dilli drag queen Jacky Shit ve lakabına rağmen Michael'ın büyük aşkı olan ve AIDS sebebiyle kaybettiği Sürtük Dave. Her bir karakteri derinlemesine önemsiyorsunuz ve Holden, sahneye hakim olan enerjik, kendine güvenen hikâye anlatıcılığıyla büyülüyor. Özellikle Top Gun sahnelerinin Sürtük Dave'in ölümüyle kurgulandığı sekanslar oldukça cesur.
Fotoğraf: Pamela Raith
Bu tek kişilik bir şov değil; besteci John Elliott tüm oyun boyunca sahnede kalarak Holden'a muazzam bir müzik ziyafetiyle eşlik ediyor ve kayıp bir neslin ritmini, adımlarını ve melodilerini canlandırıyor. Michael/Holden, (kendi inancına göre) ölüm dansını yaparken, müzik ezici ve duygu yüklü bir zirve noktasına ulaşıyor. (Bu incelemeyi yazarken kulağımda hala o 80'lerin 12 inçlik remixleri çınlıyordu!) Ancak elbette Michael hayatta kalıyor ve oyunun en başarılı yanlarından biri de; trajik, yalnız ve kaderine mahkûm eşcinsel erkek klişesinin (Netflix'in Halston dizisindeki gibi) yıkılıp parçalanması. 2020 pandemisi sırasında kaleme alınan oyunun verdiği o berrak ve ışıl ışıl mesaj şu: Hayatta kalıyoruz. Devam ediyoruz. Neşeli, komik ve duygu yüklü bu yapımı mutlaka görmenizi tavsiye ederim.
Oyunu güvenli bir şekilde izlememizi sağlayan Duchess Theatre yönetimine ve tüm salon ekibine teşekkürler.
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy