Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Death Of England, National Theatre ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Share

Paul T Davies, Roy Williams ve Clint Dyer'ın kaleme aldığı, Rafe Spall'un başrolünde devleştiği National Theatre yapımı yeni oyun Death Of England'ı (İngiltere'nin Ölümü) inceliyor.

Death Of England'da Rafe Spall. Fotoğraf: Helen Murray Death of England.

National Theatre

6 Şubat 2020

5 Yıldız

Bilet Al

Aziz George Haçı, tıpkı tüm bayraklar gibi; vatanseverlik, tarih, milliyetçilik ve bazen de utanç gibi karmaşık duygularla örülü, çağrışımı yüksek bir imgedir. Sadeysa Greenaway-Bailey ve ULTZ imzalı muazzam dekor, Aziz George Haçı şeklinde tasarlanmış; Michael'ın hikayesini anlatması için enerjik ve özgürce akan bir podyum sunuyor. Dorfman sahnesinin her köşesini kullanan bu tasarımda, kilit anlarda ortaya çıkan sembolik değeri yüksek aksesuarlar dikkat çekiyor. Babasının ölümü Michael'ı yıkmış durumda; ancak babanızın bir ırkçı olduğu gerçeğiyle nasıl barışırsınız? Üstelik ebeveynleriniz sizi yetişkinliğe hazırlamamışken ve sizin bir başarısızlık olduğunuzu açıkça hissettirirken?

Roy Williams ve Clint Dyer'ın (aynı zamanda sokak diline hakim bir tutkuyla yöneten kişi) bu çarpıcı yeni oyunu; babalar ve oğullar, erkekler ve vatan, erkekler ve maskülenlik arasındaki karmaşık ilişkiyi deşiyor. Michael, onu temelden sakatlayan değerlerle —özellikle de 'gerçek erkekler ağlamaz' düsturuyla— büyütülmüş, tam bir işçi sınıfı beyaz Londra delikanlısı (geezer). Karşımıza ilk çıktığında onu hızlı geçişlerde görüyoruz: kokain çekiyor, şaka yapıyor, içiyor ve babasının cenazesi öncesinde gizli gizli ağlıyor. Ancak zamanla, Michael babasının aileden sakladığı bir yönünü keşfettikçe, biz de maskesinin altındaki adamı tanımaya başlıyoruz. Seyirciye bisküvi ve muz dağıtıyor, şakalaşıyor ve babasının ırkçılığıyla yüzleşiyor.

Rafe Spall. Fotoğraf: Helen Murray

Rafe Spall'dan büyüleyici ve sürükleyici bir oyunculuk gövde gösterisi izliyoruz. O, parçaları umutsuzca bir araya getirmeye çalışan, hep babasının onayını arayan ama asla bulamayan, buna rağmen babasının idealize edilmiş bir görüntüsünde ısrar eden kırık bir adam. Babasının ırkçılığını, 'her şeyin bir yeri ve zamanı olduğunu' savunarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak AB Referandumu (Brexit), bu ırkçılığa daha gür bir ses veriyor. Spall, Michael'ın hayatındaki tüm karakterleri canlandırmada mükemmel. Okuldan beri tanıdığı siyahi arkadaşı Del Roy ile olan dostluğu, babasının ikiyüzlülüğünü keşfetmesi için bir kıvılcım oluyor; metin, baba-oğul ilişkisi üzerinden ülkeyle olan bağımızı ustalıkla portreliyor.

Michael bizi babasının ölümüne giden fırtınalı yolculuğa çıkarırken —bir yandan da İngiltere'nin Dünya Kupası yarı finalinde elenişini izlerken— koca bir ülke gözler önüne seriliyor. Bunlar yetmezmiş gibi, Michael’ın cenazedeki sarhoş konuşması geliyor ki; şimdiden yılın tiyatro olaylarından biri olmaya aday! Derken babasının şaşırtıcı bir arkadaşı yanına yaklaşıyor ve Michael, babasının 'gerçek' kendisi olması için de bir yeri ve zamanı olduğunu keşfediyor. Yazarlar bizi tam kompakt, mutlu sonla biten bir finale doğru sürüklüyormuş gibi yaparken, zekice bir hamleyle bunu yerle bir edip ırkçılığı tekrar oyunun merkezine oturtuyor.

Pete Malkin ve Benjamin Grant'in muazzam ses tasarımı ve Michael'ın tavrıyla örtüşen ışıklandırmasıyla, bu 100 dakikalık sürükleyici bir anlatı; tıpkı İngiltere'nin kendisi gibi içsel, ham, duygusal, komik, karmaşık, kırık ve güzel.

 

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US