HABERLER
ELEŞTİRİ: I Have A Bad Feeling About This, Vault Festival ✭✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Julian Eaves
Share
Bunda Kötü Bir His Var
Vaults Festivali,
22 Şubat 2018
5 Yıldız
Bay Harry Blake ve Bayan Alice Keedwell gibi böylesine sempatik, yetenekli ve özgün bir ikiliyi keşfetmek ne büyük keyif; özellikle de Valentina Ceschi'nin (şovun ortak yaratıcısı) yönettiği, Emma Bailey'nin tasarım danışmanlığını üstlendiği, Richard Williamson'ın şahane ışık tasarımı ve Jennifer Fletcher'ın enerjik koreografisiyle bezediği bu enfes 'komedi müzikali'nde. Geçtiğimiz hafta The Vaults Festivali'nde ilk kez seyirciyle buluşan bu yapım, gerçekten büyüleyici bir sunuma sahip.
Dolu dolu ve tatmin edici bir deneyim sunuyor. Açılış parçası 'In Berkhamsted', banliyö hayatının sıradanlığına karşı zekice ve sofistike bir yanıt niteliğinde; oyunun asıl hedefini tam on ikiden vuruyor. Ancak bu, aslında bir sevgi-nefret ilişkisi. Alice, 21. yüzyılın Stepford Kadınları'na bir cevap gibi giyinmiş; yüzünde hevesli bir gülümseme, spreyden donmuş simsiyah saçlar ve vişne çürüğü PVC bir parti elbisesiyle karşımızda. Siyah kutu sahnenin zemininde, yanıp sönen ışıklarla çizilmiş dar bir alanın içine hapsolmuş gibi; arkasında ise yıldızlar parlıyor, kibirli insanlığın anlamsız çırpınışlarını ifadesizce izliyor. Evet, burada ince ince işlenen bir mesele var. Alice tarafından yazılan şarkı sözleri oldukça nüktedan; sanki Betjeman, Fascinating Aida ve Mapp & Lucia birleşmiş gibi. Alice'in sesi pozitiflik saçarak öne atılırken, Harry Blake tüm o asık suratlı Pet Shop Boys tavrıyla, mesafeli ve duygusuz yorumlarını araya sıkıştırıyor. Sürekli 'bunda kötü bir his var' diyen taraf o. Alice, taşraya –yani Berkhamsted'e– yeni taşınmış. Yeni bir hayat kurmaya çalışıyor; sabah 7'de kalkmayı hedefleyip 10'da uyandığı için kendine kızıyor, 'bir şeyler başaran' komşularının arasında olamadığı için hayıflanıyor.
Yine de Alice pes etmiyor; adeta iyimserliğin vücut bulmuş hali. Re minör bir çardaş havasındaki ikinci şarkısı 'Our Local Pub', Leslie Bricusse coşkusuyla dolu ve kulağa Barbara Pym ile Kathy Lette karışımı gibi geliyor. Bu parça, arkadaş edinme çabasını anlatıyor. Yaklaşımı ise son derece doğrudan. Oyunun cazibesi, Alice'in bu yarı çılgın saplantısının dışlanmakla sonuçlanmaması; aksine, Hertfordshire'ın ona sürekli destek olan nazik insanları tarafından ödüllendirilmesinde yatıyor. İlginçtir ki, biz seyircileri de yardımcı karakterlerin yerine koyuyor; hatta aramızdan birini 'Sarah' rolünde konuşturmayı bile başarıyor (elindeki kartlardan repliklerini okutarak). Kararlılığını anlatan 'I Can Do This' ile yoluna devam ediyor. Bir parti veriyor: kendi girişimi olan 'akşam yemeği kulübü'nün açılış toplantısı. Blake klavyesinin başından tüm bu çabaları küçümsese de, Alice yılmadan ilerliyor.
Işık şovunun eşlik ettiği 'Thanks So Much For Coming', gösterinin zirve noktası: Alice, Berkhamsted cemiyetine girme planlarının nasıl felaketle sonuçlandığını anlatıyor. Ters gidebilecek her şey gidiyor. Teselli bulmak zor. 'Alice, You Twat' tam bir 'torch song' (hüzünlü aşk şarkısı); o sosyal statü hırsı canavarının, o hesapçı azim robotunun içinde hapsolmuş duygusal ve hassas insanı bizlere hissettiren, gerçekten nefes kesici bir parça. Belki de gösterideki tek kusur, bu şarkının hemen ardından başka bir balada, 'Maybe I Need Someone To Talk To'ya geçilmesi; bu durum, bir önceki şarkının yarattığı o güçlü etkiyi biraz gölgeliyor. Eminim yaratıcılar bunu kısa sürede düzeltecektir. Neyse ki bu durağanlık uzun sürmüyor.
Bu fiyaskonun ardından, adeta bir Dickens romanındaki o bağışlayıcı ruh Alice'in hatalarına gülümseyerek bakıyor ve onun o 'seçkin ve konforlu' sınıfa geri dönmesine izin veriyor. Gösteri, seyircinin de coşkuyla katıldığı 'There's Not A Magic Happy Ending' finaliyle sona eriyor. Sözleri en başta koltuklarımıza bırakılan kağıtlarda yazılı olan bu şarkıyı sonunda hep bir ağızdan söylüyoruz. Ancak beklediğimizden daha zorlu bir melodiyle karşılaşıyoruz; şarkıyı doğru söyleyebilmek için birbirimizi dikkatle dinlememiz gerekiyor. Ne kadar harika bir kaynaşma deneyimi! Final nakaratındaki o çok sesli görkemli bitişle gelen tatmin duygusu paha biçilemez: Sanat, hayatın yaralarını gerçekten de sarıyor. Ve evden çıktığımızdan çok daha iyi hissederek tiyatrodan ayrılıyoruz.
Bundan daha iyisi can sağlığı, değil mi?
VAULT FESTIVAL HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİN
THE HOUSE OF BLAKEWELL'İ ZİYARET EDİN
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy