Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: A View From The Bridge, St Martin's Church Colchester ✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Paylaş

 

Köprüden Görünüş (A View From The Bridge)

St. Martins Kilisesi, Colchester.

25 Mayıs 2017

4 Yıldız

Colchester merkezli yeni topluluk ProTo Col (Colchester'daki Profesyoneller Birliği), bölgedeki yaratıcı yetenekleri değerlendirerek Londra dışında güçlü bir merkez oluşturmayı hedefliyor. Bu oldukça iddialı bir amaç ve ilk yapımları olan Arthur Miller klasiği ile çıtayı şimdiden çok yükseğe koymuşlar. St. Martin’s Kilisesi'nde sade bir dekorla sahnelenen oyun, gücünü büyük ölçüde oyuncu kadrosunun yeteneğinden alıyor. Miller’ın eserine enerji dolu bir ruh katan ekip gerçekten muazzam.

1950'ler Amerikasında, Brooklyn Köprüsü yakınlarında geçen hikayede; trajik kahramanımız Eddie, eşi Beatrice’in yetim yeğeni Catherine’e karşı saplantılı bir ilgi beslemektedir. Aile, evlerini iki kaçak göçmene açtığında, Beatrice’in kuzeni Rodolpho ile Catherine arasındaki yakınlaşma, Eddie’nin içindeki dizginlenemez kıskançlığı tetikler. Başroldeki Tim Freeman, kariyerinin en iyi performansını sergiliyor; ayı gibi iri kıyım bir adamın, kıskançlık hayatını ve evliliğini felç ettikçe ağırlaşan o yürüyüşünü harika yansıtıyor. Catherine'e olan ilgisi hiçbir zaman doğrudan cinsel bir boyutta gösterilmese de, Freeman’ın performansı bu durumun sadece Eddie'yi değil, çevresindekileri ve mahalleyi nasıl zehirlediğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Ancak gecenin asıl yıldızı Beatrice rolüyle Sara Jane Derrick. Göçmenlerin gelişinden itibaren o endişeli hali ve oyun ilerledikçe karakterin derinleşmesi büyüleyici. Beatrice, Eddie’nin Catherine’e olan ilgisinin her zaman farkında olan ve hayatta kalmak için ne gerekiyorsa yapan bir kadın. Sahnenin neresinde olursa olsun gözünüz ona çarptığında, evliliğini kurtarmaya kararlı ama bir o kadar da acı çeken bir kadını görüyorsunuz; tek kelimeyle etkileyici. Oyunu defalarca izlemiş biri olarak ilk kez, Eddie’nin İtalya'nın o dönem hala taze olan geçmişini yansıtan bir faşizm simgesi olduğunu hissettim.

Öte yandan bu, müthiş bir toplu oyunculuk örneği. Profesyonel dünyadaki ilk çıkışını yapan Ella D’Arcy Jones; masum, saf ama kendi geleceğini kurma konusunda en az Eddie kadar kararlı, güçlü bir Catherine portresi çiziyor. Jacko Pook; çevresine ve başlangıçta Eddie'nin otoritesine duyarlı, ancak sonunda aşkı için savaşmaya hazır bir adama dönüşen zarif ve naif bir Rodolpho olmuş. Anlatıcı Alfieri rolünde Jonathan Davis oyunu çok iyi birbirine bağlıyor. Üç farklı yönetmenle (Richard Bland, Joseph Lyndon ve Hareket Yönetmeni Alice Murray) çalışmak kağıt üzerinde tuhaf görünse de, mekanı pürüzsüzce kullanmışlar. Elbette yapımı kusursuz hale getirmek için biraz daha üzerinde çalışılması gereken noktalar var; mekanın akustiği ile oyuncuların başarılı aksanları zaman zaman sözlerin net duyulmasını zorlaştırabiliyor. Ayrıca bazı yan roller daha fazla ön plana çıkarılabilirmiş. Yine de, Miller’ın oyununun bu içten ve sürükleyici yorumu, gelecekteki yapımlar için umut vadediyor.

PROTOCOL THEATRE HAKKINDA DAHA FAZLA BİLGİ EDİNİN

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US