Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Be Bop A Lula, Ambassador's Theatre ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

douglasmayo

Share

Be Bop A Lula, Eddie Cochrane, Gene Vincent, Billy Fury ve Roy Orbison'ın müziklerine bir “Rock n Roll Saygı Duruşu” olarak lanse ediliyor. Özünde bu yapım, bir tema etrafında toparlanmak yerine doğrudan klasik rock and roll hitlerinden oluşan bir konser niteliği taşıyor.

Birçok Rock and Roll efsanesi gibi Cochrane, Vincent ve Fury'nin de trajik şekilde genç yaşta hayatlarını kaybetmiş olmaları, yaşam öykülerini tiyatral açıdan oldukça ilgi çekici kılıyor.

Lars Young, sahnede Roy Orbison ve Gene Vincent rollerine hayat veriyor. Orbison'ı canlandırırken birebir taklit ile karakter yorumlaması arasında gidip gelen Young, Vincent rolünde ise hit şarkıları büyük bir özgüvenle seslendiriyor. Sanatçının Orbison performansı özellikle takdire şayan; 'Pretty Woman' ve 'Only The Lonely' gibi klasikleri söylerken 'The Big O'yu adeta yeniden kanlı canlı sahneye taşıyor.

Gavin Stanley ise Eddie Cochran ve Billy Fury rollerinde karşımıza çıkıyor. Yetenekli bir performer olan Stanley, sadece taklit yapmak yerine karakteri özümsemeyi tercih ederek harika sonuçlar ortaya koyuyor. Özellikle 'Wondrous Place' ve 'C’Mon Everybody' yorumları gecenin en dikkat çekici anlarıydı.

İzlediğim gece, özel konuk olarak katılan Peter Gill, Jerry Lee Lewis performansıyla bu yıldızlar karmasına dahil oldu ve her iki perdenin de son derece enerjik ve patlayıcı bir final yapmasını sağladı. Gill’in abartılı ve hayat dolu Lewis yorumu; fal taşı gibi açılmış gözleri ve dizginlenemez enerjisiyle gerçekten görülmeye değerdi.

Müzikal açıdan Be Bop A Lula tam bir başarı öyküsü. Sahne grubumuz The Wild Caps, o dönemin tınısını kusursuz bir teknikle sahnede canlandırarak muazzam bir iş çıkarıyor.

Ancak şovun eksik kaldığı nokta tam olarak ne olduğuna karar verememesi. Londra'daki bir konserin dramatize edilmiş bir canlandırması mı yoksa daha farklı sanatsal hedefleri mi var? Anlatıcı/sunucu olarak eklenen 'Vaiz' karakteri ve şovun tuhaf başlangıcı bu belirsizliği maalesef gidermiyor. Bir konser formatında bile olsa, gecenin farklı unsurlarını bir araya getirecek bir yönetmen dokunuşunun Be Bop A Lula'ya çok daha derli toplu bir yapı kazandıracağı kanaatindeyim.

Gecenin kurtarıcısı ise kesinlikle müzikleri kutlamaya gelmiş, bir kısmı dönem kıyafetleri içindeki o muhteşem seyirciydi. Seyircinin aktif katılımı geceye müthiş bir ivme ve enerji kattı. Tiyatro düzeni gereği çoğunluğun koltuklarında oturmak zorunda kalması tek kelimeyle yazıktı; eminim ki herkes kalkıp dans etmeyi çok isterdi.

Be Bop A Lula, iyi sahnelenmiş bir konser. Fazlasını beklemek hayal kırıklığı yaratabilir; ancak bu şovda bulacağınız şey, işine tutkuyla bağlı bir ekibin elinden çıkan harika bir müzik ziyafeti. Rock And Roll'un hak ettiği sevgi, özen ve saygıyı sahnede fazlasıyla görüyorsunuz.

Daha fazla bilgi için www.bebopalulashow.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US