Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: The Welkin, National Theatre ✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Daniel Coleman-Cooke

Share

Danny Coleman-Cooke, Lucy Kirkwood’un Londra’daki National Theatre - Lyttelton Sahnesi’nde sergilenen The Welkin oyununu inceliyor.

The Welkin

National Theatre

22 Ocak 2020

2 Yıldız

Bilet Alın

The Welkin incelikle düşünülmüş, harika bir temele sahip. Bir başka kadını yargılamak zorunda kalan tamamı kadınlardan oluşan bir jüri; “12 Öfkeli Adam”ın (12 Angry Men), Henry Fonda daha hayata bile gelmeden yüzyıllar öncesindeki kadın versiyonu sanki.

Oyun, odakta uzun zamandır unutulmuş “hanım matronlar jürisi” geleneğini yeniden canlandırıyor. Bu kadınlar, bir mahkumun hamile olup olmadığına karar vermek gibi zorlu bir göreve sahiplerdi; verecekleri karar darağacı ile o dönemki kolonilere sürgün arasındaki ince çizgiyi belirliyordu.

The Welkin, çok sayıda tema ve karakterle boğuşan, karmaşık ve hantal bir yapım; uzun süresine rağmen bu unsurların hiçbirini tam anlamıyla ön plana çıkarmayı başaramıyor.

Örneğin, ikinci yarıdaki gereksiz ve anakronik (zaman dışı) şarkı gibi bazı kısımların budanmaya ihtiyacı varken, asıl final sahnesinin yeterince işlenmemiş olması hayal kırıklığı yaratıyor.

Yine de, çoğunluğu kadınlardan oluşan kadroda bazı takdire şayan performanslar var; ancak bazı oyuncuların aksanları diğerlerine göre çok daha ikna ediciydi.

Bir toprak sahibi ailenin çocuğunu öldürmekle suçlanan hırçın genç kız Sally Poppy rolünde Ria Zmitrowicz oldukça etkileyici. Yazar Lucy Kirkwood’un karakteri bir adalet kurbanı olarak değil de, pişmanlık duymayan ve itici biri olarak kurgulaması gerçek bir cesaret örneği; Zmitrowicz’in bu denli sorunlu bir karakterden bu kadar empati çıkarabilmesi ise yeteneğinin bir kanıtı.

Maxine Peake, yerel ebe Lizzy rolünde her zamanki gibi parlak bir performans sergiliyor; fakat karakteri, ağır bilgi veren diyalogların ve doğal olmayan uzun nutukların kurbanı olan birkaç kişiden biri.

Bunny Christie’nin sahne tasarımı muazzam, ancak devasa sahne boşluğu ile yukarıda bahsettiğim aksan sorunları birleşince, bazı önemli replikler havada asılı kalıp kayboluyor.

The Welkin potansiyeli çok yüksek bir oyun, ancak odak noktasını ve tematik netliğini artırmak için sağduyulu bir kurguya ihtiyacı var. Şu haliyle The Welkin, efsane olmaya birkaç taslak uzakta duran bir yapıt hissi veriyor.

Fotoğraflar: Brinkhoff Moegenburg

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US