Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Chess, London Coliseum ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Share

Paul T Davies, London Coliseum'da beş haftalık yıldızlarla dolu dönüş sezonuna başlayan Chess müzikalini inceliyor.

Tim Howar, Michael Ball ve Cedric Neal Chess'te. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg. Chess

London Coliseum

1 Mayıs 2018

5 Yıldız

Şimdi Rezervasyon Yapın

“Her satranç oyunu, oynanması gereken bir varyasyonun daha eksilmesi demektir.” Tim Rice’ın sözleri The Story of Chess'i böyle başlatıyor. Artık buna her Chess prodüksiyonunun tadını çıkarılacak bir varyasyon daha eklediğini de söylemeliyiz. 1984 yılındaki konsept albümden, West End ve Broadway yapımlarından sonra büyük ölçüde yeniden kurgulanan ve Doğu/Batı ilişkilerinin yeni ve dondurucu bir Soğuk Savaş'a girdiği şu günlerde akıllardaki asıl soru şu: "Son 32 yıldır beklediğimiz Chess prodüksiyonu bu mu?"

Michael Ball, Chess müzikalinde Anatoly rolünde. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg

Doğrusunu söylemek gerekirse Coliseum, bu partisyonun vokal gücü ve karmaşıklığı için mükemmel bir mekan; gösterinin asıl yıldızları ise şef John Rigby yönetimindeki ENO orkestrası ve korosu. Eser hiç bu kadar iyi tınlamamıştı. Yönetmen Laurence Connor canlı bir prodüksiyon yaratmış ve bu müzikalin başrol oyuncularına sahnede devleşmeleri için ne denli eşsiz fırsatlar sunduğunun farkında. Orijinal West End yapımının biraz sade, ağırlıklı olarak siyah beyaz olduğunu hatırlıyorum ancak burada sahne tasarımcısı Matt Kinley, neon ışıklarla bezeli renkli bir dünya yaratmış; projeksiyonlar ise hikayenin en zorlu kısmı olan politikayı (aşk hikayesi aslında oldukça yalın) şekillendirmeye yardımcı olan Soğuk Savaş tarihi ve siyaseti için kullanışlı bir zemin hazırlıyor. Oyuncular sololar ve düetler sırasında ekranlara bile yansıtılıyor ve bu durum bizi zaman zaman bir pop konserine yönlendirse de, bu büyüklükteki bir mekan için oldukça uygun; hatta aksiyondan ne kadar uzaktaysanız seyir zevkiniz o kadar artıyor.

Cassidy Janson, Chess Müzikalinde Florence rolünde. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg

Ancak hafızanıza kazınacak olan şey şarkı söyleyişleri olacaktır ve bu prodüksiyon için gerçekten muazzam bir kadro bir araya getirilmiş. Michael Ball, Florence'a aşık olduktan sonra Doğu’dan iltica eden Rus Anatoly rolüyle ülkemizin en iyi müzikal tiyatro yıldızlarından biri olma unvanını daha da perçinliyor. Birinci perdenin kapanış parçası olan Anthem'i yorumlayışı tüyler ürpertici; karakterinin duygularını kontrol etmesi gereken bir rolde, sürgünün verdiği kalp ağrısını seyirciye gerçekten hissettiriyor.

Tim Howar ve Chess müzikali ekibi. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg

Batılı ve Doğulu aşıkları arasında kalan Florence rolünde Cassidy Janson duygusal ve harika bir performans sergiliyor, özellikle Heaven Help My Heart'ta devleşiyor. Tim Howar ise satrancın rock yıldızı Amerikalı Freddie Trumper rolünde, kasıntı ve kibirli tavrıyla parlıyor, ancak mükemmel Pity The Child şarkısında güvensizliğini ustalıkla ele veriyor. Anatoly tarafından terk edilen mağdur Rus eş Svetlana'nın rolü orijinalinden bu yana epey geliştirilmiş; Broadway şovundan Someone Else’s Story ve İsveç yapımından He is A Man, He is a Child parçalarıyla zenginleştirilmiş.

Tim Howar ve Chess topluluğu. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg

Alexandra Burke güçlü bir sese sahip ancak bu rolde biraz empati eksikliği hissettiriyor ve role tam oturmamış gibi duruyor. Bu durum, hâlâ iki boyutlu hissettiren karakterden kaynaklanıyor olabilir ancak nadir duyulan o şarkıları ondan dinlemek için bile orada olmaya değer. Phillip Browne, sinsi Molokov rolünde parlıyor ve Cedric Neal Hakem (Arbiter) rolünün tadını çıkarıyor.

Alexandra Burke Chess müzikalinde. Fotoğraf: Brinkhoff Mogenburg

Elbette hiçbir prodüksiyon müzikalin zayıf yönlerini tamamen gizleyemez. Birincisi, konu satranç; ikincisi, olay örgüsü aslında oldukça basit, işi yer yer hantallaştıran siyasi çekişmeler; üçüncüsü ise şovun erkek egemen olması. Florence'ın sahnenin merkezine yerleşmesinin bu kadar uzun sürdüğünü fark etmemiştim, Svetlana için bu süre daha da uzun. Ancak çok sayıda fantastik sahne (One Night in Bangkok, The Soviet Machine ve harika Endgame) mevcut ve özellikle ikinci yarıda ekip, eserin gücünü arkasına alarak sahnenin tozunu attırıyor. Cevabımız ise evet. Bu, 32 yıldır beklediğimiz o Chess prodüksiyonu.

CHESS MÜZİKALİ İÇİN ŞİMDİ REZERVASYON YAPIN

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US