Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: The Phantom Raspberry Blower, St James Theatre ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Daniel Coleman-Cooke

Share

The Phantom Raspberry Blower

St James’ Tiyatrosu

30 Ekim

3 Yıldız

The Phantom Raspberry Blower’ın sonuna doğru oldukça manidar bir replik geçiyor. Anlatıcı James Petherick, polislerden birinin ‘bir olay örgüsü peşinde olduğunu ama bunun akşam saat sekizden beri devam eden bir çaba olabileceğini’ söylüyor. Komikti (gecenin pek çok esprisi gibi), ancak her iyi komedide olduğu gibi, gerçeklik payı taşıdığı için daha da komikti.

Oyunun pek çok kurtarıcı unsuru olsa da, esprilerin sürekliliği ve hikaye akışı ne yazık ki bunlardan biri değil. Spike Milligan ve Ronnie Barker tarafından yaratılan, daha sonra Lee Moone tarafından güncellenen yapımda espriler, dahiyanelikten saçmalığa, oradan da düpedüz kötüye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Konu oldukça basit (ve absürt) – Karındeşen Jack benzeri bir deli, Viktorya dönemi Londra'sında kurbanlarını ölümcül bir ‘osuruk sesi’ çıkararak katletmektedir. Peşindeki iki beceriksiz polise rağmen, düzenin temsilcilerini birer birer avlar. Oyun; sahnede oluşturulan canlı ses efektleri ve smokinli bir BBC spikeri eşliğinde, eski usul bir radyo tiyatrosu tarzında sahneleniyor.

İncecik olay örgüsüne ve kendini tekrar eden mizahına rağmen, örtülü imaları, hızlı kelime oyunları ve karikatürize karakterleriyle oyunun keyifli bir İngiliz absürtlüğü var. Yine de ilk başta neden bir dizi skeç olarak tasarlandığını anlayabiliyorsunuz; gösterinin çılgın enerjisi kendini bir yere kadar taşıyabiliyor ve bir noktadan sonra temposunun düştüğünü gerçekten hissetmeye başlıyorsunuz.

Buna rağmen, oyuncu kadrosu harika performanslarla bu çatlakları ustalıkla yamıyor. Özellikle Çavuş Bowles rolündeki Steve Elias ön plandaydı; biyografisinde komedi geçmişi olmadığını görünce şaşırdım; zamanlaması kusursuzdu ve espri yeteneği tartışılmazdı. Suç ortağı David Boyle da, ‘Corner of the Yard’ rolünde yerinde esprileri ve doğaçlamalarıyla oldukça eğlenceli, titiz ve kendini beğenmiş bir portre çizdi.

Kadroda yer alan tek kadın oyuncu Jodie Jacobs, muhteşem sesini sergilemesine olanak tanıyan pek çok farklı karakteri canlandırdı. Ayrıca Hayalet rolünde Jon Culshaw’un özel konuk oyuncu olarak yer alması seyirciler arasında gerçek bir heyecan dalgası yarattı (sürprizbozan vermekle suçlanmadan önce belirteyim, her gece farklı bir ünlü konuk oluyor!).

Milligan’ın kendisi planlamışçasına duran bu sıra dışı sahneleme tekniğinde, seyirciler sürekli olarak ses efektleri yapmaya, hatta sahneye çıkıp rol almaya davet ediliyordu.

Fakat şovun asıl yıldızı şüphesiz ses efektleri masasındaki Jessica Bowles’du. Tıpkı gerçek bir radyo tiyatrosundaki gibi, tüm efektler çeşitli ev eşyaları kullanılarak canlı olarak üretildi. Bunu izlemek tuhaf bir şekilde büyüleyiciydi ve Benjamin Walden’ın ‘Monty Python’ tarzı projeksiyonlarıyla birlikte gecenin kaotik ve sıra dışı atmosferini güçlendiriyordu.

The Phantom Raspberry Blower sizi hem güldürecek hem de ‘bu kadar da olmaz’ dedirtecek. Objektif olarak bakıldığında, hikaye iki saatlik bir yapımı taşıyacak kadar güçlü olmasa da, ekibin bulaşıcı coşkusu ortaya eğlenceli ve her ne kadar hafif de olsa keyifli bir gece çıkarıyor.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US