Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Richard II, RSC ✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Stephen Collins

Share

II. Richard

RSC Stratford-upon-Avon / The Barbican

16 Kasım 2013

4 Yıldız

Gregory Doran'ın yönettiği ve bu akşam Royal Shakespeare Theatre'daki gösterimini tamamlayarak Barbican'daki Londra sezonuna taşınmaya hazırlanan o muazzam II. Richard prodüksiyonu kadar zarif bir William Shakespeare oyunu izlediğimi hatırlamıyorum. Daha heyecan verici, daha tutkulu, daha komik, daha büyülü ya da daha sürükleyici olanları belki görmüşümdür; ancak bu, açık ara en rafine ve estetik olanıydı.

Doran'ın RSC Sanat Yönetmeni olduktan sonra sahneye koyduğu ilk iş olan bu prodüksiyon, çıtayı oldukça yükseğe taşıyor.

Stephen Brimson Lewis'in sahne tasarımı sade ve görkemli; oyunun atmosferini ve mekanını tam yerinde bir isabetle kuruyor. Tim Mitchell'ın ışık tasarımı son derece etkileyici ve her sahneye derinlik katıyor. Paul Englishby'ın müziği ise hayranlık uyandırıcı, büyüleyici ve kusursuz; oyunun genelinde hüküm süren modernite ve orta çağ arasındaki o hassas dengeyi sarsılmaz bir netlikle tesis ediyor. Bu yapım, eksiksiz ve derinlemesine tatmin edici bir bütün yaratmak için gereken tüm sanatsal unsurların nadir görülen bir uyumu.

Oyun, bir katedralde, katledilen Gloucester'ın tabutunun sahne merkezinde olduğu ve kederli dul eşinin tabutun üzerine kapandığı sahneyle açılıyor. Oyuncular tabutun arkasında ve etrafında toplandıkça; ihtişam, protokol, güç ve tutku duygusunu pekiştiren müzikal anlar yaşanıyor. Sahnedeki sessizlik ve o yoğun tekinsizlik hissi elle tutulur cinsten.

David Tennant; dökümlü kraliyet saçları, hışırdayan pelerini, kendisine akıl veren genç adam üçlüsünün fısıltıları ve bir diğerine odaklanan bakışlarıyla sahneye çıkıyor. Elinde hükümdarlık asasıyla; şatafat ve debdebeden hoşnut ancak kararlı bir hükümdarlık görevine uygun olmayan bu kadınsı, huzursuz ve kararsız monark portresini zahmetsizce çiziyor.

İlk sözcüklerden itibaren metne hakim olan bir berraklık göze çarpıyor; bu yapım Richard ve Henry'nin hüzünlü hikayesini şimdiye kadar gördüğüm her şeyden daha net ve duru bir biçimde anlatıyor.

Tennant tek kelimeyle mucizevi; Doctor, Hamlet, Berowne veya Benedick rollerinden en ufak bir iz bile yok. Komik, zeki, fevri, yoğun, laubali, hesapçı, pişman ve mağlup... Yine de asla mızmız ya da sinsi bir karakter değil.

O nun II. Richard'ı, boyundan büyük işlere kalkışmış, saf ama gizem dikişli bir adam; en büyük kusuru ise sertleşmeyi becerememesi. Aumerle’i (Oliver Rix mükemmel bir formda) öptüğü o an, herhangi bir Shakespeare oyunundaki kadar dokunaklı; çünkü bu öpücük tam düşüşünden önce geliyor ve kendi arzularının son anını temsil ediyor.

Oyuncu kadrosu çok sağlam, hemen hemen herkes rolüne tam oturmuş.

Michael Pennington muazzam bir John of Gaunt portresi çiziyor ve meşhur "Asil Ada" (This Sceptr'd Isle) tiradı tek kelimeyle olağanüstü. Jane Lapotaire, yaslı Leydi Gloucester rolünde ilahi bir performans sergiliyor; sahnesindeki her kelimeyi acı ve anlamla titretiyor.

York rolünde Oliver Ford Davies çok keyifli ve komik; gerektiğinde o haklı öfkeyi ve acıyı ustalıkla yansıtıyor. Sam Marks, Edmund Wiseman, Keith Osborne, Sean Chapman, Antony Byrne, Miranda Nolan ve Simon Thorp da birinci sınıf bir iş çıkarıyorlar.

Bolingbroke rolünde Nigel Lindsay sağlam bir performans sergiliyor ancak vokal anlamda pek canlı değil; özellikle final sahnesindeki duygusal potansiyeli tamamen ıskalıyor. Yine de huysuz ve gösterişli tavrı genel anlamda iyi işliyor.

Emma Hamilton tek zayıf halka gibi duruyor; Kraliçe karakteri pek iz bırakmıyor ama bu durum bütünü pek etkilemiyor.

Yönetimde çok fazla ayrıntı gizli; özellikle farklı grupların üyeleri arasındaki etkileşimler ile Bushy, Bagot ve Greene'in elindeki gücün hissettirilmesi çok açık ve etkileyici.

Tahttan feragat sahnesi ise büyüleyici; Tennant'ı en iyi haliyle, aynı ölçüde ateşli ve kırılgan bir performansla görüyoruz.

Ekip, RST'de ayakta alkışlandı ki bu Stratford-upon-Avon'da pek sık rastlanan bir durum değildir. Karmaşık görünebilen ve aslında içinde hiç kahraman barındırmayan bir oyunun, şaşırtıcı derecede net ve oldukça görkemli bir yorumu olmuş.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US