Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Frankenstein, Derby Theatre (İngiltere Turnesi) ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Gary Stringer

Paylaş

Gary Stringer, şu an Derby Theatre'da sahnelenen Frankenstein Birleşik Krallık turnesini inceliyor.

Fotoğraf: Tommy Ga-Ken Wan Frankenstein

Derby Theatre ve Birleşik Krallık turnesi

Üç yıldız

Birleşik Krallık Turne Takvimi

Frankenstein'ın klasik bir hikaye olduğuna şüphe yok. Kültürel bilincimizin temel taşlarından biri, herkesin aşina olduğu bir eser.  Ancak trajik doktorun ve devasa yaratığının hikayesini gerçekten ne kadar iyi biliyoruz? Bu bir gotik korku mu? Yoksa öncü bir bilim kurgu mu? Yaratık sık sık yaratıcısının adıyla karıştırılıyor ve bu hikayenin, herkesin sadece bildiğini sandığı, pek çok kişinin ise hiç okumadığı bir kitaptan uyarlandığı aşikar. 1818'deki ilk basımından bu yana, Frankenstein'ın yaratığının sinema ve televizyondaki yaygınlığı, orijinal kaynağı çarpıttı ve yazarını, yani 18 yaşındaki Mary Wollstonecraft Shelley'yi gölgede bıraktı. Oyun yazarı Rona Munro, Selladoor'un şu an Derby Theatre'da olan bu yeni turne prodüksiyonunda işte bu noktaya parmak basıyor.

Natali McCleary. Fotoğraf: Tommy Ga-Ken Wan

Hikayenin sinema mirasına bazı ince göndermeler var; Becky Minto’nun ağırlıklı olarak beyaz olan seti ve siyah kıyafetler, örneğin Elizabeth’in gelinliğinin bir parçası olan beyaz çiçekler, monokrom Universal filmlerini anımsatıyor. Oyun, Mary Shelley'nin rolünü dirilterek onu hikayesinin atan kalbi olarak sahnenin merkezine yerleştiriyor. Profesyonel sahne kariyerine bu rolle adım atan Eilidh Loan’ın kararlı ve etkileyici performansıyla canlandırdığı Mary’nin, yaratığını doğuran kabusu kağıda ve geleceğe dökmesine tanıklık ediyoruz. Sahnede adım adım ilerlerken, kalemini bir neşter gibi kullanarak karakterlerini canlandırıyor ve onlar için yeni dehşetler icat ediyor. Dördüncü duvarı yıkarak, seyirciyi hem işine hem de Doktor Frankenstein’ın tüyler ürperten dehasını sorgulamaya ortak ediyor.

Fotoğraf: Tommy Ga-Ken Wan

Profesyonel sahneye ilk adımını atan Ben Castle Gibb, kitaptaki karizmatik doktora daha yakın, yakışıklı ve idealist bir Victor Frankenstein karakteri çiziyor; beyaz perdede genellikle canlandırılan yaşlı "çılgın bilim adamı" imajının aksine, yazarın amaçladığı gibi tutkulu bir profil sergiliyor. Repliklerini doktoruyla paylaşan ve hikaye ilerledikçe onun ağzına kelimeleri birebir yerleştiren Mary’nin gölgesinde, doktor yaratığıyla olan o bitmek bilmeyen ilişkisine başlıyor. Michael Moreland, sahnede zıplayan ve hırlayan, aynı zamanda doğasını ve kaderini fark ettiğinde trajik bir acıma hissi uyandıran yaratığı, heyecan verici ve enerjik bir performansla canlandırıyor. İnsanlıktan dışlanmışlığı ve dünyadan soyutlanmışlığı, teknolojik ilerlemelerin dünyamızı her geçen gün küçülttüğü ve dijitalleşen yaşamlarımızın bizi daha da yalnızlaştırdığı günümüzde maalesef hala çok güncel. Hikayenin de vurguladığı gibi, ne dilediğine dikkat etmelisin. Victor'un hırsı kontrolden çıkarken ve yarattığı canavar terk edilmenin intikamını kanlı bir şekilde alırken, dört kişilik kadrının geri kalanı gemi kaptanından çocukluk arkadaşlarına ve aile üyelerine kadar diğer rolleri dönüşümlü olarak canlandırıyor. Özellikle Natali McCleary, Victor'un gelini Elizabeth rolünde yaratığın tüm gazabıyla yüzleşiyor.

Michael Moreland, Ben Castle Gibb ve Eilidh Loan. Fotoğraf: Tommy Ga-Ken Wan

Mary en başta bize şunu soruyor: "Bu yeterince korkunç mu?" Hikayenin sinema versiyonlarındaki gibi fiziksel bir heyecan arayanlar için cevap hayır, değil. Kesinlikle bir atmosfer var: Simon Slater'ın yaratıcı ses tasarımı gıcırdayan buzları, gök gürültülerini ve kırılan boyunları canlandırıyor. Ancak Patricia Benecke tarafından yönetilen bu prodüksiyon, daha çok dizginlenemeyen meraktan kaynaklanan felsefi dehşetler, bilim ile doğal dünya arasındaki insan yapımı çatışma ve bu yapı içindeki yerimiz hakkında. Bu yapım, bilimsel ilerleme yoluyla attığımız tüm adımların bir bedeli olduğunu bize zamanında bir hatırlatma olarak sunuyor: Kontrolsüz bilgi arayışının gerçek dehşeti budur.

Birleşik Krallık turnesinin bir parçası olarak 25 Ocak 2020'ye kadar Derby Theatre'da. Diğer turne tarihleri için buraya tıklayın.

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US