Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: An Ideal Husband, Vaudeville Theatre ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Julian Eaves

Share

Julian Eaves, şu an Vaudeville Theatre'da sahnelenen Oscar Wilde klasiği İdeal Bir Koca'yı (An Ideal Husband) inceliyor.

İdeal Bir Koca ekibi. Fotoğraf: Marc Brenner İdeal Bir Koca Vaudeville Theatre, 3 Mayıs 2018 5 Yıldız Bilet Al Bazı tiyatroseverler oyun sonunda ayakta alkışlamanın (standing ovation) artık çok ayağa düştüğünden şikayet eder. Ancak Oscar Wilde'ın bu komik draması veya ciddi komedisinin basın prömiyerinin sonunda, neden kimsenin ayağa fırlamadığını anlamak güç. Gösteri bunu sonuna kadar hak ediyor. Freddie Fox (Lord Goring) ve Edward Fox (Lord Caversham), İdeal Bir Koca'da. Fotoğraf: Marc Brenner Bilge bir tiyatro duayeni bir keresinde bana, 'Bu oyunu sahnelemek için ihtiyacın olan tek şey ülkenin en iyi yedi oyuncusudur' demişti. İşte burada karşımızda olan tam da bu. Edward Fox (mükemmel zamanlamasıyla salonu kahkahaya boğuyor) ismini afişin en başına yazdırabilir ama asıl izlediğimiz, oğlu Freddie'nin şovu. Genç Fox, Wilde'ın adeta kendi yansıması olan Lord Goring'i, sanki bu rol için doğmuşçasına (belki de öyledir) canlandırıyor; bitmek bilmeyen enerjisi oyunun entelektüel zekasını ve neşesini sırtlarken, kıvrak hareketleriyle Lord Leighton tablolarını andıran donuk figürler arasında adeta dans ediyor. Bir borazan kadar gür, bir keman serenadı kadar zarif bir sese sahip. Ancak o, başkalarının sorunlarını çözmek için orada bulunan bir dış kapının mandalı. Rakibi ise Frances Barber'ın olağanüstü canlandırdığı maceraperest Mrs. Cheveley. Gençliğinin solan cazibesini gizlemek için tasarlanmış şaşalı kostümlerin (tasarımcı Simon Higlett'in ellerine sağlık) ardına saklanmış bir kadın olarak başlasa da, kısa sürede yoluna çıkan her şeyi şantaj ve dedikoduyla devirmeye çalışan hırçın bir savaşçıya dönüşüyor. Oyunun ilk üç perdesi aslında tamamen onların hikayesi ve yönetmen Jonathan Church'ün bu harika rejisi, bu ikiliyi Wilde'ın en seçkin dramatik yaratımları arasına koymamız gerektiğini başarıyla kanıtlıyor. Nathaniel Parker (Lord Chiltern) ve Frances Barber (Mrs. Cheveley), İdeal Bir Koca'da. Fotoğraf: Marc Brenner Keşke yazarın dördüncü perdede de bu odağı koruyacak sağduyusu olsaydı. Ne yazık ki, o tüm tempo final sahnesinde elimizden alınıyor; Mrs. Cheveley sahneden sürülüyor ve oyun asıl meselesini dikkatsizce parmaklarının arasından kaçırıyor. Ama kimin umurunda? O ana kadar, devlerin çarpışmasını izlediğimiz iki saatten fazla süren bir şölen yaşıyoruz. Barber, Cheveley karakterini sahnede görülebilecek en karmaşık ve büyüleyici figür haline getiriyor. Onu yakından takip eden isim ise Lady Markby rolündeki Susan Hampshire. Saf biriymiş gibi görünen bu karakter, tiyatronun bu usta zanaatkarının ellerinde, sakin dış görünüşünün altında son derece keskin içgüdüler barındıran üst sınıf bir hanımefendinin mükemmel bir portresine dönüşüyor. Boşuna değil; Cheveley'i en nazik şekilde paramparça ettiği o meşhur tiradından sonra sahneden alkışlarla uğurlanan tek kişi oydu. Susan Hampshire (Lady Markby) ve Sally Bretton (Lady Chiltern). Fotoğraf: Marc Brenner Cheveley'nin planlarının hedefindeki Nathaniel Parker ise tamamen kendi oyununu kuruyor. Başta kendini beğenmiş, sığ bir politikacı portresi çizerken, şantaj tezgahından geçtikçe tam bir dönüşüm yaşıyor: Acıları, o kaskatı kabuğunu kırmasını ve gerçek bir insanın soluğunu hissettirmesini sağlıyor. Keşke aynı şeyi karısı için de söyleyebilseydik! Lady Chiltern rolünün laneti şu ki; Cheveley'nin mücevher dükkanı misali parlayan entrikaları savuşturulduktan sonra, gecenin tacı olarak geriye sadece onun 'iyilik timsali' olması kalıyor. Sally Bretton, kocasvyla olan Congreve tarzı final sahnesinin oyunun asıl meselesi olduğuna bizi ikna etmek için elinden geleni yapsa da, her izleyici bunun biraz sönük kaldığının farkında. Freddie Fox (Lord Goring) ve Faith Omole (Mabel Chiltern). Fotoğraf: Marc Brenner Elbette öyle değil. Mabel Chiltern rolündeki Faith Omole'nin de (Lord Goring'in sevgilisi olarak hayal etmemiz isteniyor) bu konuda şüpheleri olup olmadığını merak ediyorum. Zira o, zafer kazanmaktan ziyade mücadelenin kendisinden çok daha fazla keyif alıyor gibi görünüyor. Rebecca Charles (Lady Basildon) ve Joanna van Kampen (Lady Marchmont). Fotoğraf: Marc Brenner Bu büyüleyici karakterlerin etrafında, Lady Basildon rolünde Rebecca Charles'ı ve cemiyet hayatındaki ortağı Mrs. Marchmont rolünde Joanna van Kampen'ı hayranlıkla izliyoruz. Tameka Mortimer Duchess of Maryborough olarak başarılı bir iş çıkarırken, Sam Parks Vicomte de Nanjac olarak sersemliyor ve Michael Peters pürüzsüz bir Mr. Montford performansı sergiliyor. Ve tabii ki uşaklar: Mason rolünde Sam Archer, James olarak Sam Barrett, Phipps olarak Tim Wallers ve Harold rolünde Samuel Martin (ki kendisi Jason Carr'ın salon müziği süitleriyle perdeleri birbirine bağlayan yetenekli bir kemancı). Sahne doluluğu, görselliği ve yönetimiyle tek kelimeyle kusursuz. Üst kademelerdeki yolsuzluğu merkezine alan o ana hikaye, sanki dün yazılmış gibi modern. İnsanların bundan (a) kâr sağlama veya (b) her şeyi örtbas etme çabaları da öyle. Görünüşe bakılırsa pek bir şey değişmemiş.

İDEAL BİR KOCA İÇİN ŞİMDİ REZERVASYON YAPIN

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US