Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: The American Clock, The Old Vic ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Paylaş

Paul T Davies, Londra Old Vic Tiyatrosu'nda sahnelenen Arthur Miller eseri The American Clock'ı (Amerikan Saati) inceliyor

The American Clock oyuncu kadrosu. Fotoğraf: Manuel Harlan The American Clock

Old Vic.

14 Şubat 2019

3 Yıldız

Bilet Al Arthur Miller'ın nadir sahnelenen iki oyununu iki gün içinde izleme fırsatı bulmak, 1930'lardaki Büyük Buhran'ın yazarın hayatı ve kariyeri üzerindeki kalıcı etkisini bir kez daha vurguluyor. Miller'ın babasını temsil eden Moe karakteriyle The American Clock, yoğun otobiyografik ögeler barındırıyor. Ancak şu an Wyndham’s Theatre'da sahnelenen The Price (Bedel) yapısı itibarıyla daha düz ve gelenekselken, 1980 yılında kaleme alınan The American Clock, Buhran'ın yaklaşık on yılına yayılan daha epizodik ve parçalı bir yapıya sahip.

The American Clock oyuncu kadrosu. Fotoğraf: Manuel Harlan

Oyun bir varyete (vaudeville) olarak sunuluyor ve prodüksiyonun en güçlü yanı da bu. National Theatre'daki Hadestown başarısının ardından yönetmen Rachel Chavkin, sahneleri müzik ve Ann Yee'nin mükemmel koreografisiyle başarıyla birbirine bağlıyor; canlı müzik ve şan performansları oyun boyunca keyif veriyor. Ancak bu unsurlar aynı zamanda oyunun neden nadiren sahnelendiğini de açık ediyor: Eser maalesef o kadar da iyi değil. Parçalar hiçbir zaman tam olarak bütünleşmiyor, bazı sahneler diğerlerinden daha etkileyici kalıyor ve Miller’ın antikapitalizmi yer yer izleyiciye ders verircesine sertleşiyor. Metnin merkezinde, ekonomik kriz derinleştikçe hayatta kalabilmek için her şeylerini, en nihayetinde sevgili piyanolarını bile satmak zorunda kalan Baum ailesi yer alıyor. Ancak Chavkin, Baum ailesinin her bir üyesini üç farklı oyuncuya paylaştırmış; bu durum bir evrensellik hissi yaratsa da, aileyle kurduğumuz bağı zayıflatıyor ve anlatıyı biraz bulandırıyor. Kesinlikle bir Loman ailesi değiller.

Golda Rosheuvel ve The American Clock kadrosu. Fotoğraf: Manuel Harlan

Neyse ki karşımızda başarılı bir topluluk var. Anlatıcı Robertson rolündeki Clarke Peters, yoğun anlatım yüküne rağmen karaktere zarafet ve akıcılık katarak bize olaylar boyunca rehberlik ediyor. Çeşitli rollerde izlediğimiz Francesca Mills, muazzam sesiyle Golda Rosheuvel ve General Electricity'nin step yapan başkanı rolünde Ewan Wardrop harika iş çıkarıyor. Özellikle kriz derinleştikçe daha çirkin bir hal alan Dans Maratonları ve yoksulluk arttıkça giderek eskiyen, el yapımı tabelalarla belirtilen yıl geçişleri gibi çok başarılı mizansenler mevcut.

Ewan Wardrop ve The American Clock kadrosu. Fotoğraf: Manuel Harlan

Oyunun epizodik yapısı bana nedense Brecht’in "Üçüncü Reich'ın Korku ve Sefaleti" eserini anımsattı; gerçi orada olaylara tamamen zıt bir açıdan yaklaşılıyor. Ancak her iki oyun da siyasi kararların ve koşulların sıradan vatandaşlar üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyor. Amerikan tarihinin bir yansıması olarak The American Clock ilgi çekici bir yapım. Fakat tiyatro eseri olarak, ikinci yarıda tempoyu kaybediyor ve sona doğru adeta sürünüyor. Eğer Miller hayranıysanız, yazarın az bilinen ve az sahnelenen bir eserini görmek yine de değer; bu iyi oyuncu kadrosunun performansında keyif alacak pek çok detay var.

THE AMERICAN CLOCK İÇİN BİLET ALIN

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US