Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

GEÇMİŞE BAKIŞ: Stuart Vincent

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Sarah Day

Share

Bu haftaki Geçmişe Bakış Perşembe köşemizde, kariyeri ve Uçurtma Avcısı'nın sahne uyarlamasındaki rolü üzerine Stuart Vincent ile keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

1) Çocukken sahneye çıktığın ilk oyun hangisiydi ve seni tiyatro dünyasına çeken ne oldu?

İlk rol aldığım oyun Woodhouse Players ile sahnelediğimiz, "Dr Jekyll and Mr Hyde: Make mine a Double" adlı bir pantomime (İngiliz usulü geleneksel müzikli masal oyunu) idi. Orada, sonunda günü kurtaran hayat dolu çocuk Jack karakterini canlandırmıştım! Beni tiyatro dünyasına çeken ise lisedeki ilk drama dersimdi; oyunlar oynuyor, hareket çalışmaları ve doğaçlamalar yapıyorduk ve ders bittiğinde bir sonraki haftayı sabırsızlıkla bekliyordum!

2) Her akşam bir oyun için karakterine bürünürken nasıl bir süreçten geçersin?

Uçurtma Avcısı'ndaki ana karakterim Zaman için genellikle kostümümü giyer ve sahne arkasında oturacak sessiz bir yer bulurum. Sahnesi oldukça gergin ve duygusal, bu yüzden o vakti gözlerimi kapatıp nefes egzersizi yapmak için kullanıyorum. Sahneye çıkmadan hemen önce kostümün son parçası olan gözlükleri takıyorum ve işte tam o anda kendimi hazır hissediyorum.

3) Bu kadar popüler bir kitaptan uyarlanan Uçurtma Avcısı'nın prova süreci nasıldı? Kitaptan çok farklı mı ve hayranların beklentilerini karşılama konusunda üzerinizde baskı hissettiniz mi?

Prova süreci çok eğlenceliydi! İlk birkaç gün, oyunda kullanacağımız farklı enstrümanlarla denemeler yaptık. Rüzgar sesi çıkarmak için kullanılan "Schwirrbogen" veya gergin anlarda kullanılan şifa tasları (singing bowls) gibi. Ayrıca uçurtmalarla ve onları nasıl uçuracağımızla uğraşmak harikaydı! İşgal öncesi, 70'lerin başındaki Afganistan tarihi ve oradaki yaşam hakkında da pek çok şey öğrendik. Oyun kitaptan pek farklı değil çünkü oyun yazarımız Matthew Spangler hikayeyi kelimenin tam anlamıyla sayfadan sahneye taşımak istedi; Amir hem anlatıcı olarak görev yapıyor hem de sahnelerin içine dahil oluyor.

4) Uçurtma Avcısı turnesindeyken yaşadığın en güzel veya en komik anılardan birini anlatır mısın?

Şu ana kadarki en güzel anılarımdan biri kesinlikle Dubai'deki Opera Binası'nda sahne almaktı; orada olmak müthiş bir deneyimdi ve herkes tarafından ayakta alkışlanarak çok sıcak karşılandık. Dubai gerçekten büyüleyici bir yer!

5) Karantina döneminde yaratıcılığını nasıl korudun?

Spor salonuna gitmeyi çok özlesem de bir şekilde başardım! Yeniden dansa odaklandım; son zamanlardaki işlerimin çoğu oyunculuk odaklıydı, bu yüzden bu vakti tekrar hareket etmeye başlamak için kullandım. Birçok arkadaşım çevrimiçi dersler veriyordu, onlara katılmak harikaydı; yalan söylemeyeceğim, başta biraz zorlandım! Ayrıca koreografi yapmaya geri dönme şansım oldu. Arkadaşım Kayi Ushi, "Black Lives Matter" (Siyahların Hayatı Değerlidir) hareketi kapsamında seslendirdiği "Stand By Me" şarkısı için bir koreografi yapmamı istedi, bu benim için büyük bir onurdu.

6) Kulisinde her zaman bulabileceğimiz üç şey nedir? Yani uğurlu objeler, yardımcı olan şeyler gibi... Kahve, meyve ve müzik. YouTube'da kaydettiğim bir motivasyon konuşmaları derlemesi var, onu her seçmeden veya sahneye çıkmadan önce mutlaka dinlerim. 7) Son zamanlarda okuduğun en sevdiğin oyun hangisi? The Last Days of Judas Iscariot (Yahuda İskariot'un Son Günleri), muazzam bir oyun!!! 8) Hayatın bir sahne şovu olsaydı adı ne olurdu ve neden?

Sanırım adı “Bırak Bu İşleri de Sadede Gel!!!” olurdu, haha! Çok sabırsız biriyimdir, bir şeyler hakkında uzun uzun konuşmayı sevmem, hemen aksiyona geçmek isterim! Ayrıca bir şeyler istediğim gibi gitmediğinde (mesela istediğim bir rolü alamadığımda) çok duygusallaşabiliyorum; bu aslında büyük bir dezavantaj çünkü bu sektörde her şey her zaman istediğiniz gibi gitmez. Bu sizin hatanız değildir, işin doğası böyledir; bu yüzden sadece derin bir nefes almalı, akışına bırakmalı ve önünüze bakmalısınız!

9) Senin için filmde ve tiyatroda çalışmanın temel farkları neler, bir tercihin var mı?

Bana göre tiyatroda bir seyirciye oynuyoruz, bu yüzden en arkadaki kişinin bile sizi görebilmesi için hareketlerinizin daha büyük olması gerekir. Filmde ise tek seyirciniz kameradır; kamera HER ŞEYİ yakaladığı için bazı açılardan daha detaylı ve spesifiktir. Hocalarımdan biri "Her şey gözlerdedir" demişti; filmde bir insanın gözleriyle çok şey anlatılabilir, buna sonuna kadar inanıyorum. Tiyatroyu biraz daha fazla seviyorum; ışıkların altında bir seyirci önünde o anı canlı canlı yaşamak her zaman el üstünde tuttuğum bir duygu. Tiyatro benim ilk göz ağrım.

10) Sektöre yeni başlayan genç haline bir tavsiye verecek olsan bu ne olurdu?

Duruşunu bozma, çok çalış, sabırlı ol ve kendi yolculuğundan başka kimseninkine odaklanma!

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US