Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: On Blueberry Hill, Trafalgar Studios 1, Londra ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Paylaş

Paul T Davies, Sebastian Barry'nin şu an Londra'daki Trafalgar Studios'ta sahnelenen On Blueberry Hill oyununu inceliyor.

On Blueberry Hill oyununda Niall Buggy ve David Ganly. Fotoğraf: Marc Brenner On Blueberry Hill

Trafalgar Studios

11 Mart 2020

5 Yıldız

Bilet Alın

Sebastian Barry, pek çok ödüllü romanın yazarı, İrlanda'nın en seçkin kalemlerinden biridir. Oğlunun kendisine açılmasına karşılık olarak Barry, ona (ve bizlere), eşcinsel aşkın tüm zorluklara karşı kazandığı zaferi anlatan o muhteşem romanı *Gün Bitmeden*’i (Days Without End) armağan etti. Karakterleri insani yönleri ağır basan, kusurlu ve çoğu zaman kendi güvensizlikleri ile yetiştirilme tarzları altında ezilen figürler olan yazar, sahne için aralıklı olarak yazıyor; belki de yeterince sık değil! On Blueberry Hill, aynı hapishane hücresini paylaşan, en korkunç koşullar altında ölümle birbirine bağlanan ve birbirlerine sevgi besleyen iki adama, Christy ve PJ'ye odaklanıyor. Bu, doğrudan bir LGBTQ oyunu olmasa da, süregelen uzlaşma ve anlayışın bir zaferidir.

David Ganly. Fotoğraf: Marc Brenner

Karakterler, oyunun son saniyelerine kadar göz teması kurmadan, dönüşümlü monologlar halinde konuşuyorlar. Hikayeleri ilerledikçe, son itiraflarını bize, yani izleyicilerine ve rahibine sunduklarını fark ediyoruz. PJ, genç bir adama olan aşkını, hücreye girmesine yol açan trajik olayları ve ağır bir ceza almasına sebep olan iki tanığın önünde söylediği o üç kelimeye yol açan, içine işlemiş içselleştirilmiş homofobisini anlatıyor. Söz konusu gencin Christy'nin oğlu olması ve Christy'nin intikam almak için PJ'nin sevgili annesini öldürmesi, ikisinin aynı hücreyi paylaşma ihtimalinin düşüklüğü de göz önüne alındığında, oyunu melodram sınırına taşıma tehlikesi barındırıyor.

Niall Buggy. Fotoğraf: Marc Brenner

Oyunun melodramın o pişmanlık dolu tuzağına düşmemesi; olağanüstü performanslar, Barry’nin incelikli ve yürek sızlatan diyalogları —ki iki adam arasındaki karanlığı keder dolduruyor— ve Jim Culleton tarafından harika bir şekilde yönetilen Fishamble yapımının başarısı sayesindedir. Niall Buggy, bir göçebenin oğlu, pragmatik ama kalbi hem öfke hem de sevgiyle dolup taşan Christy rolünde her zamanki gibi mükemmel. O, oğlu eşcinsel olduğu için saldırıya uğramasın, korkmadan dans edebilsin diye onu yerel dans salonuna kadar götürüp kapıda bekleyen bir babaydı. David Ganly, sessiz adam PJ rolünde aynı derecede muazzam; inancı sarsılmış ama aşkı asla unutulmamış. Barry’nin girift diyaloglarına tamamen hakimler ve iki adamı birbirine bağlayan o bağı asla abartıya kaçmadan yansıtıyorlar. Neredeyse tek dekor ve aksesuar olan ranzalarıyla, o eşsiz İrlanda mizahıyla bezeli, büyüleyici performanslarıyla seyirci üzerinde sessiz bir hakimiyet kuruyorlar.

Niall Buggy ve David Ganly. Fotoğraf: Marc Brenner

PJ’in şartlı tahliye ihtimali yaklaştıkça, iki adam birbirleri olmadan yaşayamayacaklarını anlıyor ve bize son derece sarsıcı ve hassasiyetle oynanmış bir final sunan bir anlaşmaya varıyorlar. Hiçbir dikkat dağıtıcı unsurun olmadığı bu yapım, bizi kahramanların dünyasına ve tarihine davet eden bir hikaye anlatıcılığı zaferidir. Kesinlikle tavsiye edilir.

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US