Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Julius Caesar, Bridge Theatre ✭✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Share

Julius Caesar'da David Calder (Caesar). Fotoğraf: Manuel Harlan Julius Caesar

The Bridge Theatre.

31 Ocak 2018

5 Yıldız

Bilet Al

Londra sahnesinin en yeni yıldızı olan Bridge Theatre, bu yapımla birlikte gerçek potansiyelini tam anlamıyla ortaya koyuyor. Mekanda daha önce Young Marx'ı izlemiş biri olarak, salonun dönüşümü gerçekten hayret verici. Koltuklar kaldırılmış, sahne ise seyircinin oyunun içinde gezinebileceği ve aksiyonun merkezde (meydan sahne düzeninde) döneceği şekilde yükseltilmiş. Nicholas Hytner'ın patlayıcı ve göz alıcı prodüksiyonu tam bir deneyim tiyatrosu örneği; otursanız bile kimi zaman koltuğunuz altınızdan kayıp gidiyor. Ayaktaysanız, Bunny Christie'nin seyirciyle birlikte akıp giden muazzam tasarımı sayesinde oyunun bir parçası olmaya hazırlanın; oyun sonunda ekibin de selam vermesi oldukça hoş bir dokunuş olmuş.

Julius Caesar'da Michelle Fairley (Cassius) ve Adjoa Andoh (Casca). Fotoğraf: Manuel Harlan

Ancak bu yapım sadece sahneleme hilelerinden ibaret değil. Caesar onuruna düzenlenen mitingde seyirciyi karşılayan ve White Stripes şarkılarını muzipçe yorumlayan grup (Ohhhh Julius Caesar...), harika bir enerji yaratıyor. Bu enerji, topluluk tarafından ustaca dizginlenerek, her mısranın taptaze duyulduğu, kusursuzca kurgulanmış iki saatlik bir tempoya dönüşüyor. David Calder’ın Caesar'ı, yönetimi diktatörlüğe evrilen bir liderin kibrini ve gücünü harika yansıtıyor. Sahneye kırmızı bir şapkayla girse de (turuncu bir tene sahip olmadan), Hytner’ın yorumu doğrudan bir Trump taklidine kaçmıyor; ancak benzetmeler zaten kendiliğinden konuşuyor. Ben Whishaw, akademik ve entelektüel Brutus rolünde mükemmel; etrafında fırtınalar koparken her bir eylemini, eylemsizliğini ve olası sonuçları tartışan Brutus’un ahlaki çıkmazlarını başarıyla sergiliyor. Mark Antony rolündeki David Morrissey ise büyüleyici. Suikasta kadar adeta gizlenen Morrissey, savaş köpeklerini serbest bırakırken muazzam bir performansı da beraberinde getiriyor; halkın ruh halini mükemmel kavrayan, kalabalığı kendi iradesiyle manipüle eden bir Antony portresi çiziyor.

Julius Caesar'da David Morrissey (Mark Antony). Fotoğraf: Manual Harlan

Michelle Fairley, Mark Antony’nin eylemlerinin sonuçlarını önceden sezen, müthiş öngörülü bir Caius Cassius kompozisyonu çiziyor. Komplocuların, Caesar'ın gidişiyle aslında çok daha vahim bir tablo yarattıklarını fark etmeleriyle doğan aciliyet hissi, Adjoa Andoh’un Casca’sıyla perçinleniyor. Oyuncu kadrosu kusursuz; özellikle savaşın ortasında kalan sıradan insanları simgeleyen ve yer yer mizah katan sadık yardımcı rolünde Fred Fergus'u çok beğendim.

Birkaç yıl önce Donmar Warehouse’un tamamı kadınlardan oluşan kadrosunun bu eseri yeniden yorumlamada çıtayı en tepeye koyduğunu düşünmüştüm; ancak Hytner bu çıtayı yakalayıp daha da ileri taşıyor. Mark Antony’nin, Caesar’ın vasiyeti olduğunu iddia ettiği belgeyi sallayarak konuşmasını izlerken zihninizde “yalan haber” (fake news) tabirinin yankılanmaması imkansız. Bu prodüksiyonu tek kelimeyle özetlemek gerekirse: heyecan verici. Bundan sonra klasik togali sahnelemelere dönmek zor olacak!

JULIUS CAESAR İÇİN BİLET ALIN

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US