Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Flowers For Mrs Harris, Sheffield Crucible ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

lauramilburn

Share

Flowers For Mrs Harris

Sheffield Crucible Tiyatrosu

3 Yıldız

Yeni müzikal Flowers for Mrs Harris, dünya prömiyerini geçtiğimiz günlerde Sheffield'daki Crucible Tiyatrosu'nda gerçekleştirdi. Bu yapım aynı zamanda, yedi yılın ardından Sanat Yönetmenliği görevinden ayrılarak Chichester'daki yeni görevine başlayacak olan Daniel Evans’ın veda oyunu olma özelliğini taşıyor. Evans'ın görevini kesinlikle zirvede bıraktığını söyleyebiliriz.

Richard Taylor ve Rachel Wagstaff, aslında sadece sevilmek ve takdir edilmek isteyen bir kadının hikayesini sahneye uyarlamışlar. Ada'nın en yakın arkadaşı yanında olsa da, kocasını İkinci Dünya Savaşı'nda kaybettiğini ve ülkenin kemer sıkma politikalarının ortasında olduğunu öğreniyoruz. Başkalarına yardım etmek için durmaksızın çalışan Ada, bir gün kendisi için bir şey yapmaya karar verir. Sürprizi bozmadan söylemek gerekirse, yolculuğunun son durağı Paris'teki Christian Dior mağazası olur. Ancak bu yolculuk bir Paris seyahatinden çok daha fazlasıdır; kendi hayatında huzuru ve vedayı bulma çabasıdır ki bu da hikayeye buruk ama tatlı bir final kazandırır.

Ada Harris rolünde izlediğimiz Clare Burt, tüm gösterinin merkezinde yer alıyor. İki yıl önce This Is My Family ile aynı sahnede devleşen Burt için The Crucible hiç de yabancı bir yer değil. Hayatta daha iyisini arzulayan ellili yaşlarındaki hayal kırıklığına uğramış kadın rolünü mükemmel bir şekilde canlandırıyor. Ona, Mark Meadows (Mr. Harris ve Paris'teki ilgi odağı Marquis de Chassagne rollerinde) ve sadık dostu Violet Butterfield rolünde Anna-Jane Casey eşlik ediyor. Oyunun sofistike havası ise Londra'da gösterişli Lady Dant'i, Paris'te ise Dior'daki Madame Colbert'i canlandıran Rebecca Caine ile sağlanıyor. Dior müşterileri Ada Harris'e kendi sınıflarından olmadığı için tepeden bakarken, inancını kaybetmeyen ve onlara uymayı reddeden Madame Colbert oluyor. Caine'in karakter yorumu, Burt'un canlandırdığı Ada'nın tam zıttı ve mükemmel bir tamamlayıcısı niteliğinde – her yönüyle birbirlerinden farklı görünseler de, aslında her ikisinin de sadece takdir ve mutluluk arayan sıradan kadınlar olduğunu hissediyoruz.

İkinci perdede hikaye Paris'e taşınırken oyuncuların birden fazla rol üstlenmesi, kadronun olduğundan daha kalabalık görünmesini sağlıyor. Ana karakterlerin dışındaki yan roller bazen hikayeye pek bir şey katmadıkları halde odağı fazla üzerlerine çekiyorlar ve bu da oyunun temposunu yavaşlatıyor. Rebecca Caine'e ek olarak, Laura Pitt-Pulford Londra'da oyuncu adayı, Paris'te ise top model rollerinde; Louis Maskell ise her iki şehirde de özlem çeken aşık rolünde karşımıza çıkıyor.

Tom Brady’nin müzik direktörlüğündeki yedi kişilik orkestra, oyuncuların sesini asla bastırmadan onlara eşlik ediyor. Gösteride akıllara kazınacak kült bir şarkı eksikliği hissedilse de, tüm unsurlar birleştiğinde keyifli bir akşam eğlencesi ortaya çıkıyor. Lez Brotherston’ın sade ama etkili sahne tasarımı, döner sahne kullanımıyla prodüksiyona akıcılık katmış. Geniş bir apron sahneye (thrust stage) sahip bir tiyatroda oyun sahnelemek zordur; yer yer oyuncuların odağını merkeze vermesi nedeniyle yan koltuklarda oturan izleyicilerin biraz ihmal edildiği hissediliyor. Bu durum özellikle ilk yarıda daha belirgindi.

Genel olarak, ilk perdenin ağır temposuyla derinleşen duygusal bir oyun karşımızdaydı. İkinci perdede hızlanan tempo hikayeye bir amaç kazandırsa da, Ada'nın mücadelesini ve bu yolculuğun asıl nedenini asla unutmuyoruz. Belki de hepimiz Ada ile bir noktada bağ kurabiliriz; iz bırakmak isteyen mütevazı bir birey... Ada için mesele o elbiseyi giymek değil, hayalini gerçekleştirmiş olmanın ve ona sahip olmanın verdiği iç huzurdu. Karşılığında tüm işverenleri ve tanıdıkları ona sadece hayranlık duyabildi. Seyircinin Ada ile kurduğu bağ, dökülen gözyaşlarından ve oyun sonundaki ayakta alkışlardan net bir şekilde anlaşılıyordu.

Flowers for Mrs Harris doğal bir müzikal materyali gibi durmasa da, Evans'ın Taylor ve Wagstaff'a duyduğu güven boşa çıkmamış ve Sheffield yeni bir İngiliz müzikaline ev sahipliği yapmış. Merkezinde orta yaşlı bir kadının olduğu yeni bir müzikali piyasaya sürmek kolay değil; West End transferi şu an için ufukta görünmese de, bu yapımın ileride bir Birleşik Krallık turnesine çıkması hiç şaşırtıcı olmaz.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US