HABERLER
ELEŞTİRİ: Ugly Lies The Bone, National Theatre ✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
paul-davies
Share
National Theatre sahnesinde Ugly Lies The Bone. Mark Douet Ugly Lies the Bone.
The National Theatre
2 Mart 2017
3 Yıldız
Amerikalı oyun yazarı Lindsey Ferrentino'nun bu yeni oyunu, Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) yaşayan askerlerin tedavisinde sanal gerçeklik kullanımını mercek altına alıyor. Oyunun büyüleyici program notları, bu tür durumların tedavisinde hayali dünyaların başarısını belgelerken, bu yöntemle iyileşen gerçek bir askerin hikayesine yer veriyor ve sanal gerçekliğin (VR) bazen ilaçlardan bile daha etkili bir ağrı kesici olabileceği sonucuna varıyor. Oyunda, Afganistan'dan ağır yaralı olarak dönen asker Jess, bu öncü terapiyi deneyimlerken hem kendisini hem de ikili ilişkilerini yeniden inşa etmeye başlıyor. Genel anlamda oyun, barındırdığı bilimsel altyapının ve yazımındaki bazı parıltıların vaat ettiği seviyeye tam olarak ulaşamıyor.
National Theatre sahnesinde Ugly Lies The Bone. Mark Douet
Önce artılardan başlayalım. Sahne tasarımı, bizi sanal gerçeklikten Jess'in Florida'daki ev yaşamına akıcı bir şekilde taşıyan Es Devlin için yeni bir zafer niteliğinde. Sadelik içindeki başarısı ve sanal dünyayı gözler önüne serişi oldukça etkileyici. Başroldeki Kate Fleetwood, Jess rolünde tek kelimeyle mükemmel; hareketleri içinde bulunduğu dinmeyen acıyı hissettiriyor. Derin yara izlerini yansıtan makyajı ve cildi kemiklerine uyum sağlarken geçirdiği düzenli spazmlar çok gerçekçi. Fleetwood büyüleyici bir performans sergiliyor; Jess ile onun girdiği sanal dünyayı yaratan o göksel bilim insanı 'Ses' arasındaki ilişki oyunun merkezini oluşturuyor. Jess bir noktada sanal dünyanın başa çıkmaya başladığı yer olduğunu, asıl sorunun dış dünya olduğunu söylüyor; ki bu aslında oyunun kendisinin de temel sorunu.
Diğer karakterler, oyuncuların onları canlandırmak için sarf ettikleri çabaya rağmen biraz yüzeysel kalıyor. Olivia Darnley tarafından başarıyla canlandırılan kız kardeş Kacie ile Jess arasındaki sıcaklık hissediliyor, ancak Kacie’nin iyimserliğinin daha derin sınavlara tabi tutulması gerekirdi. Oyun, özellikle Jess'in savaşa gitmeden önceki sevgilisi olan ve şimdi Jess'in yeni haliyle başa çıkmakta zorlanan Stevie rolündeki Ralf Little sayesinde birçok kahkaha dolu an sunuyor. Kris Marshall ise Kacie’nin erkek arkadaşı Kelvin rolünde biraz harcanmış; komedi unsuru sağlasa da hikayeye katkısı kısıtlı bir karakter. Tansiyon daha yüksek tutulabilirdi; herkes o kadar nazik ve anlayışlı ki, ilişkilerdeki o büyük baskıyı ve çatışmayı hissetmekte zorlanıyoruz.
Bu oyun nadir görülen bir şeyi başarıyor: Aynı anda hem çok uzun hem de çok kısa hissettiriyor. Gereksiz birkaç açılış sahnesi var ve Jess programın sonuna geldiğinde, kursu tamamladığı ve isterse her zaman tekrar oynayabileceği söyleniyor; bu da oyunun tüm amacını biraz zayıflatıyor. (Zaten tiyatro da her gece bir nevi sanal gerçeklik değil midir?) Öte yandan final sahnesi, kız kardeşlerin Buffy Davis tarafından canlandırılan (aynı zamanda 'Ses' olan) annelerini hikayeye dahil ediyor. Annelerinin yaralı haldeki Jess'i tanımayacağından korkan kızlar, onun durumu sükunetle karşılamasıyla şaşırıyorlar. Ancak hemen ardından annenin demans hastası olduğu ve kızlarını hala okula bırakılan küçük çocuklar sandığı ortaya çıkıyor. Demansın bir nevi sanal gerçeklik olarak sunulması, başka bir oyunun veya en azından daha güçlü bir sahnenin başlangıcı gibi hissettiriyor. Genel olarak, iyi oyuncu kadrosuna ve prodüksiyon değerlerine rağmen, oyun hedeflediği o yüksek zirveye ulaşamıyor.
UGLY LIES THE BONE İÇİN ŞİMDİ BİLET ALIN
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy