Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Blackmail, Mercury Theatre Colchester ✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

paul-davies

Share

Paul T Davies, Charles Bennett'in oyunundan Mark Ravenhill tarafından uyarlanan ve Mercury Theatre Colchester'da sahnelenen Şantaj (Blackmail) oyununu değerlendiriyor.

Şantaj (Blackmail) Mercury Theatre, Colchester

9 Mart 2022

3 Yıldız

Mercury Theatre Web Sitesi

Pek çok kişi tarafından "kayıp" bir klasik olarak kabul edilen Charles Bennett'in 1920'lerde kaleme aldığı oyunu, Mark Ravenhill'in taze uyarlaması ve Mercury'nin muazzam sahnelemesiyle hayat buluyor; David Woodhead'in iki katlı ev/dükkan tasarımı gerçekten müthiş. Ravenhill'in bu metne neden ilgi duyduğunu anlamak güç değil; kadına yönelik suistimal, cinselliğin bastırılması, toplumsal kurallar ve özellikle polis yolsuzluğu gibi temalar günümüzde de endişe verici şekilde tanıdık. Ne var ki Anthony Banks'in yönetimi oldukça düşük tempolu ve olaylar ancak ikinci perdede gerçekten hareketleniyor. Bu bir cinayet gizemi değil; bir sanatçı stüdyosunda ölü bulunuyor, kendisini savunan Alice tarafından boynundan bıçaklanmış. Ravenhill orijinal metnin ilk perdesini kestiği için bu anı görmüyoruz, sadece anlatılanlardan duyuyoruz. Alice'in nişanlısı olan polis memuru Harold vakaya atanıyor, şüpheleri var ve terfisine engel olmaması için suçu örtbas etme konusunda anlaşıyorlar. Başta Alice'in baskıcı annesi Ada'dan gerçeği saklamak için söylenen yalanlar üst üste biniyor, ancak "kuir bir şantajcının" (kendi deyimiyle) gelişiyle her şey tam bir paniğe dönüşüyor. Ravenhill oyuna güçlü bir toplumsal bağlam kazandırmış ve günümüzle yapılan kıyaslamalar aşikar; fakat Ada, "Herkes cinayetleri sever" dediğinde, seyirci belki de daha geleneksel bir gerilim bekliyor ve bu durum yazarın aktarmak istediği sosyal realizmle çelişiyor.

Oyunda pek çok artı puan var; özellikle Lucy Speed'in canlandırdığı Ada, yozlaşmış bir dünyada standartları korumaya çalışan enerjik ve çoğu zaman mizahi bir portre çiziyor. Jessie Hills ise etrafındaki toplumsal kafes daralırken sergilediği dikbaşlı, iradeli ve bütünüyle ikna edici Alice performansıyla ona eşlik ediyor. Erkek oyuncular beni pek etkilemedi; Gabriel Akuwudike sahnede rahatsız görünüyordu ve seyirci koltuğumdan duyduğum kadarıyla diksiyonu oldukça zayıftı. Şantajcı Ian rolündeki Patrick Walshe McBride ise sanki başka bir yapımda oynuyor gibiydi; karakteri neredeyse basmakalıp, gürültücü bir eşcinsel tiplemesini andırıyordu; gizli saklı yaşamak ona göre değildi. Yine de toplumun ve yasaların eşcinsel erkeklere yaklaşımına dair yorumları ilginç ve yerindeydi. Ayrıca oyun ilerledikçe karakterine karanlık ve tehditkar katmanlar eklemeyi başarıyor.

Oyunun başarılı olduğu nokta, ahlaki pusulanızı bozması ve size "bu durumda siz ne yapardınız?" diye sorması. Ancak incelenen sosyal meselelerin farkında olsak da, oyunun kesinlikle hızlanmaya ihtiyacı var; ilk yarıda kimsenin söylediği şeye gerçekten inanmadığını hissettim ve bu durum tüm tansiyonu baltaladı; dahası, karakterlerin başına ne geleceği pek de umurumda olmadı. National Theatre direktörü Rufus Norris, son zamanlarda yeteneklerin tiyatrodan dijital platformlara kaydığını iddia ettiği için eleştirilmişti. Aksine, bu tarz yapımların genç izleyiciyi Netflix'ten koparıp tiyatroya nasıl çekeceğini anlamak güç.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US