HABERLER
GEÇMİŞE BAKIŞ: Emily Redpath
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
Sarah Day
Share
Throwback Thursday kuşağımızda bu hafta Emily Redpath, Sam Tutty'nin Romeo'suna karşılık Juliet'i canlandırmayı ve Edinburgh Fringe'de kusmuk karakterine nasıl can verdiğini anlatıyor.
Emily Redpath Çocukken sahne aldığın ilk oyun neydi ve tiyatro dünyasına adım atmanı sağlayan ne oldu?
Pek çok çocuk gibi benim de ilk performanslarım kuzenlerim ve arkadaşlarımla birlikte oturma odamızdaydı. Her türlü oyunu uydurur, (pek de) istekli olmayan yetişkinleri karşımıza oturtup izletirdik. Sanırım tiyatroya ve canlı performans sanatına asıl ilgim, A-Level bitirme projemle başladı. Medusa üzerine, az metinli ama estetik açıdan harika görünen grotesk bir işti. Tiyatronun ne kadar geniş bir alan olabileceğini o zaman gördüm ve sahnede yer almaya, yeni işler üretmeye devam etmek istediğimi anladım.
Sam Tutty’nin Romeo’su karşısında, ikonik Juliet rolünü üstleneceğin için çok heyecanlıyız. Pandemi döneminde bir oyun ortaya koymak nasıldı? Ne tür zorluklarla karşılaştın ve bunların üstesinden nasıl geldin? Harika bir deneyimdi; bu sektörün ne kadar güçlü ve yenilikçi olduğunu gerçekten kanıtladı. Her şeyi yeşil ekran önünde çektik ve Sam ile yakın sahneleri çekebilmemiz için, Covid testinden sonra sadece bir günümüz vardı. Sadece 12 günde tamamlanması gereken devasa bir işti ama bu durum eserin aciliyetine ve cesaretine güç kattı. Saklanacak hiçbir yer yoktu, bu da benim için hem yardımcı hem de heyecan vericiydi. (Film duyurusunu buradan izleyebilirsiniz).
Sam Tutty (Romeo) ve Emily Redpath (Juliet). Fotoğraf: Ryan Metcalfe Tiyatro senin için neden önemli?
Tiyatronun ve genel olarak canlı performansın çok özel bir yanı var. Bir odadaki yabancıların güzel bir şeyi paylaşmak için bir araya gelmesi; oradan moraliniz düzelmiş ya da bir şeyleri hatırlamış olarak ayrılmanız... Size oyun oynamayı ve hayattan keyif almayı hatırlatıyor; bence özellikle yaşımız ilerledikçe bu çok önemli.
Bir oyun için, özellikle de Juliet gibi bir rol için, her akşam karaktere bürünme sürecin nasıl işliyor?
Karakter için oluşturduğum tüm imgelere geri dönüyorum, meditasyon yapıyorum ve sonra kendime akışına bırakmamı ve sadece sahneye çıkmamı söylüyorum.
Shakespeare'in onca harika karakteri arasından sana en çok benzeyeni hangisi?
Mutlaka bana benzediğini söyleyemem ama Juliet'in tutkusuna bayılıyorum ve o ateşin bir kısmını kesinlikle yanımda taşımak istiyorum.
Yakın zamanda 'Help' adlı uzun metrajlı filmde Grace rolünü canlandırdın. Ekran önünde çalışmakla tiyatro sahnesinde olmak arasındaki temel fark senin için nedir? Bir tercihin var mı?
Bence tek fark seyirci; yani hemen önündeki kameraya oynamak yerine salonun en arkasındaki izleyiciye ulaşmaya çalışmak. Canlı tiyatronun sevdiğim bir enerjisi var ama ekranın sunduğu olanaklar da beni cezbediyor, o yüzden bir tercihim olduğunu sanmıyorum.
Emily Redpath Sahnedeki en güzel veya en komik anılarından birini anlatır mısın?
Bir keresinde Edinburgh Fringe'de, bir klovnerie (palyaço) oyunu için 'Kusmuk' kişileştirmesini oynuyordum. Skeç sırasında birine adını sorup ona serenat yapmam gerekiyordu. Oyunların sonuna gelmiştik ve hepimiz bitkindik; izleyicilerden birine adını sorduğumda "Emily" dedi. O kadar heyecanlandım ki derin bir nefes alıp neredeyse "O benim adım!" diyecektim ama onun yerine sadece etrafında bir tur atıp "Neyse... Sadece... Bu isimde birini tanıyorum" diyebildim. Sanırım durumu anladılar.
Kulisteki makyaj masanda her zaman bulunan üç şey nedir? Uğurlu objeler, yardımcı aksesuarlar gibi...
Kulaklık. Su. Günlük.
Fotoğraf: Mark Pickthall Hayatın bir oyun olsaydı adı ne olurdu ve neden?
Güzel soru…
“Tabii, neden olmasın?” veya “Hadi yapalım!” gibi bir şey olurdu... Çünkü her şeyin sürekli değiştiği bir dünyada, sadece burada olup, açık fikirli davrandığımda ve her şeyin olmasına izin verdiğimde; kendimi zorlasaydım asla yaşayamayacağım yeni deneyimler keşfediyorum.
Hem 2020 hem de yaklaşan 2021 mezunlarına ne tür tavsiyeler verirsin?
Bunların hepsi oyunculuk eğitmeni John Osborne Hughes'un öğütleridir:
· Senin için olan seni geçip gitmez. (Tabii hiçbir şey yapmadan oturmazsan haha)
· Kimseye, en başta da kendine kanıtlayacak hiçbir şeyin yok.
· Kendi yolundan çekil ve ne olacaksa olmasına izin ver.
Sonuçta bu iş bir oyun ve eğer rolü alamazsan, bu sadece o işin sana uygun olmadığını gösterir. İnsanlar hep "rekabet çok sert" veya "kimi tanıdığın önemli" derler; oysa dışarıda pek çok fırsat var ve sen hazır ve istekli olduğunda, doğru olan seni bulacaktır.
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy