HABERLER
A Streetcar Named Desire (İhtiras Tramvayı) Eleştirisi, National Theatre Home / Young Vic ✭✭✭✭
Yayınlanma tarihi:
Yazan:
paul-davies
Share
Paul T Davies, Tennessee Williams'ın yazdığı ve 28 Mayıs 2020'ye kadar National Theatre at Home platformu üzerinden yayında kalacak olan Young Vic yapımı Arzu Tramvayı'nı (A Streetcar Named Desire) inceliyor.
Arzu Tramvayı'nda Gillian Anderson. Fotoğraf: Johan Persson Arzu Tramvayı.
National Theatre At Home/Young Vic.
4 Yıldız
28 Mayıs 2020'ye kadar yayında Canlı tiyatroyu çok özlediğim için gösteri sonundaki alkış sesini duymak ve görmek gözlerimi yaşartsa da, milyonlarca tiyatrosever çevrimiçi yayınlar için minnettar. Bu yayınlar sayesinde sadece sevdiğimiz oyunları tekrar izlemekle kalmıyor, kaçırdığımız oyunları bir hafta boyunca seyretme şansı buluyoruz. Bu haftaki National Theatre at Home konuğu, Young Vic ve Joshua Andrews'un 2014 ortak yapımı olan Tennessee Williams klasiği Arzu Tramvayı. Yönetmen Benedict Andrews, bu prodüksiyonu belli bir döneme hapsetmiyor; geçişlerde rock müzik yankılanıyor, Blanche banyoda Fleetwood Mac söylüyor, ancak bu durum atmosfer ve mekan duygusundan biraz ödün verilmesine neden oluyor. Ayrıca eserin tartışmalı cinsel politikalarının altını çiziyor. 1950'lerden günümüze yaklaştığımızda, Stanley'nin davranışları çok daha vahşi görünüyor; Stanley karısına vuran ve Blanche'a tecavüz eden biri olsa da, seyircinin toplumsal cinsiyetten bağımsız olarak onun cazibesine karşı yelpazelenme isteği duyması hassas bir denge gerektiriyor.
Branwell Donaghey, Ben Foster ve Vanessa Kirby. Fotoğraf: Johan Persson
Oyuncu üçlüsü son derece başarılı. Gillian Anderson, kız kardeşinin evine kayıpları, hayalleri ve direnciyle gelen, gerçekliği değil büyüyü arayan eski Güney güzeli Blanche Du Bois rolünde formunda. Anderson, Blanche'ın hem dış dünyaya sergilediği "maskeli" halini hem de her şeyini yitirmiş çıplak gerçekliğini yansıtmada çok iyi. Ekran başından değerlendirmek zor olsa da, yer yer performansının biraz tek boyutlu ve fazla "oyunculuk" koktuğunu hissettim (sesi de bu performansta oldukça kısık), ancak finalde kurtarılmayı bekleyen savunmasız bir çocuk gibi göründüğü anlar yürek paralayıcı. Adeta bir TSSB (Travma Sonrası Stres Bozukluğu) yaşadığını hissettirdi. Blanche'ın yitip giden ihtişamı üzerine çok şey yazılsa da, kız kardeşi Stella'nın neleri kaybettiği üzerinde pek durulmaz. Vanessa Kirby, geçmişinin gölgesinde yaşayan Blanche'ın aksine, yeni koşullarına uyum sağlamış bu kadını harika canlandırıyor. Kirby'nin performansında Stella'nın asıl sorununun herkesi mutlu etmeye çalışmak olduğunu ve bu yüzden daha da savunmasız kaldığını anladım.
Ben Foster. Fotoğraf: Johan Persson
Marlon Brando, Stanley karakterini sert çelikten bir kalıpla dökerek ölümsüzleştirmişti; Ben Foster da bu ateşli kalıba kolayca giriyor ve vahşi bir seks payesi yayıyor. (Oyunun zamansız kurgusu, dövmelerini ve göğüs kıllarını da doğal kılıyor.) Rolün zorlu yanlarından kaçınmıyor; çoğu zaman son derece itici olsa da, savunmasız görünmeye çalıştığı anlarda iç çamaşırıyla Stella'ya ağlayışı etkileyici. Kirby ve Foster, cinselliğin Stella ve Stanley ilişkisinin temel taşı olduğuna dair hiçbir şüphe bırakmıyor; onlarınki, Blanche'ın yıllar önce genç kocasıyla yaşadığı ve kaybettiği ya da hiç sahip olamadığı türden bir tutku. Corey Johnson, tatlı ve nazik Mitch rolünde mükemmel bir denge sağlıyor ve Blanche'ın yalanlarına ve yalnızlığına ortak olana kadar oyuna ihtiyaç duyulan o hafifliği katıyor.
Magda Wills'in parçalanmış, dönen dekoru kendimizi bu ilişkilere gizlice tanıklık ediyormuşuz gibi hissettiriyor. Blanche'ın evden o son çıkışına kadar gerilimi ustalıkla tırmandıran bu güçlü prodüksiyon, üç saatinizi ayırmaya kesinlikle değer; sadece izlerken Güney usulü viskiyi (Southern Comfort) fazla kaçırmayın.
Eğer imkanınız varsa National Theatre'a veya çevrimiçi yayın yapan herhangi bir tiyatro topluluğuna bağışta bulunun.
Get the best of British theatre straight to your inbox
Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.
You can unsubscribe at any time. Privacy policy