Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

Since 1999

Trusted News & Reviews

26

years

best of british theatre

Official tickets

Pick your seats

  • Since 1999

    Trusted News & Reviews

  • 26

    years

    best of british theatre

  • Official tickets

  • Pick your seats

HABERLER

ELEŞTİRİ: Two Gentlemen of Verona (Veronalı İki Centilmen), RSC, Royal Shakespeare Theatre ✭✭✭✭

Yayınlanma tarihi:

Yazan:

Stephen Collins

Share

RSC Two Gentlemen Of Verona. Fotoğraf: Alastair Muir Veronalı İki Centilmen 16 Ağustos 2014 4 yıldız

Kendinizi gerçekten İtalya'daymışsınız gibi hissediyorsunuz. Kırmızı damalı masa örtüleriyle süslü açık hava yemek masaları, neşeli melodiler çalan kıvrak müzisyenler, garsonların koşuşturmacası, havada uçuşan kağıt uçaklar ve her daim şık hanımefendileri gözleyen geveze ve flörtöz garsonların elinden dondurma ya da bir kadeh şampanya almaya ikna olan müşteriler... Bu atmosferin cazibesine karşı koymak imkansız. Ve tüm bu hareketliliğin üzerinde, hem romantik bir ışıltı hem de seksi bir eğlence hissi veren kalp şeklindeki kırmızı ışık dizileri parlıyor.

Ruh haliniz ne olursa olsun, Royal Shakespeare Theatre'a girip Paul Wills'in Simon Godwin'in RSC'deki ilk yönetmenlik denemesi (ve muhtemelen Shakespeare'in ilk oyunu) olan Veronalı İki Centilmen prodüksiyonu için hazırladığı o nefis tasarımdaki renk cümbüşünü ve neşeyi görünce gülümsememek elde değil.

Bu oyun, Aşık Shakespeare (Shakespeare In Love) filminde sıkça tartışılan ve alıntılanan o eser. Sahnelenmesine nadir rastlanır ve çoğu kişi tarafından bir "sorunlu" oyun olarak görülür.

Ancak bana göre hiçbir zaman öyle hissettirmedi; Godwin'in yönetiminde ise aşkın, tutkunun ve kalplerine bu duygulardan biri hükmettiğinde insanların yaptığı aptalca şeylerin basit ama net bir anlatımıyla parlıyor.

Shakespeare'i efsaneleştirecek pek çok kavram, mekan ve olay örgüsü –ilk defa– burada karşımıza çıkıyor.

Aşkları aralarına giren dostlar. Gerçekleri açığa çıkarmak ya da özgürlük bulmak için erkek kılığına giren kızlar. Şehir hayatı ile taşra hayatı arasındaki tezat. Babalar ve oğullar arasındaki meseleler. Denkleme aşk dahil edilmeden, verilmiş evlilik sözlerinin yarattığı düğümler. İşler çok karardığında ortamı neşelendirmek veya havayı değiştirmek için kullanılan soytarılar. Yanlış kimlikler. Nefes kesici bir sadelikle sunulan ama yürek burkan anlar... Tıpkı Proteus'un, kılık değiştirmiş Julia'ya, esasen Julia'nın kendisine verdiği yüzüğü verip başka bir kadına götürmesini istemesi ya da aynı gizli Julia'nın Silvia'nın portresine bakıp "Onda olup da bende olmayan ne var bu resimde?" diye sorması gibi.

Godwin, oyunu berraklık ve şevkle yönetiyor. Hikaye, harika bir tempoyla tertemiz bir şekilde anlatılıyor ve sahnede büyüleyici tablolar yaratılıyor. Michael Bruce'un şahane müzikleri ve Bruno Poet'in muazzam ışık tasarımı, Godwin'in vizyonunu güçlendirmede özellikle başarılı.

Oyun, eski Verona ve Milano'ya modern bir kostüm bakışı sunuyor. Tam modern değil ama kesinlikle klasik de sayılmaz. Oyunu "geçmişten" ziyade "şimdiye" sabitleyen tarif edilemez bir havası var (örneğin Speed'in efendisi Valentine için balkon kapılarını açtığı ve dışarıdaki trafik gürültüsünün odaya dolduğu o kahkaha dolu an gibi) ve bu durum eserin genel etkisini artırıyor.

Bu haberi paylaşın:

Bu haberi paylaşın:

Get the best of British theatre straight to your inbox

Be first to the best tickets, exclusive offers, and the latest West End news.

You can unsubscribe at any time. Privacy policy

FOLLOW US